Ve bir anı...
Aziz Nesin
Sene 70’ler... Ben o yıllarda Günaydın’da çalışıyorum. Aziz Nesin’le yeni tanışmışız. Bir gün Kadıköy’den Eminönü’ne giden vapurun girişinde karşılaştık... Hoş beş falan... Vapurdan çıkarken sordu:
- Sirkeci’den Yeşilköy havaalanına dolmuş kalkıyormuş yerini biliyor musun?
- Valla bilmiyorum, dedim, neden sordunuz?
- Ben uçakla Ankara’ya gideceğim de...
Elindeki küçük bavulu da o anda fark ettim...
- Abi dolmuş ne zaman dolar ne zaman kalkar belli olmaz, siz taksi ile gitseniz...
- Taksi çok para ister, dedi, dolmuş herhalde çok beklemez en iyisi ben dolmuşla gideyim...
Ve Sirkeci garına doğru yürüyüp gitti...
Ne cimri adam, dedim içimden...
Berbere para vermemek için saçlarını kendisinin kestiğini de bir yerde okumuştum...
Bir süre sonra Çatalca’daki Nesin Vakfı’nın öyküsünü öğrendim.
Aziz ağabey öksüz çocukları alıyor Çatalca’daki yuvada bakıyor, eğitiyor, büyütüyordu.
Kazandığı bütün parayı bu yuvaya harcıyor, kendi boğazından kesiyor öksüz çocuklara yediriyordu...
Bütün kitap gelirleri Vakfa gidiyordu.