Ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidir ama hakikatin peşindeki insanlar iç huzurundan vazgeçip yaşamlarını bu sorgulamaya adamak zorundadır.
Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz . Ama daha derinlere inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz: siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz! Siz arzuyu seviyorsunuz arzu edilen şeyi değil.
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür ;bizi ayıran küçücük bir köprü vardır ,hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam : bu köprüyü geçip bana gelir misin ?işte o anda artık bunu istemeyiverirsin ; sorumu tekrarlasan öylece suskun kalırsın. O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın duvarlar örülüverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız . Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde , sözcüklere sığmayacak kadar büyüverir gözünde ;yutkunur ve çalar kalırsın.