Kuşlara sor beni, tırnaklarını sırtına geçirilmiş de büyükk bir lokma gibi göğe yükselmiş bir balık gibi özgürlüğün kurbanı olmuşum. Oysa hayat bir duran su ve durdukca ak ve pak. Hani taş yerinde ağırdır ya. Oynadıkça düşüyoruz. Oysa yaşlı bir ağaç gibi kökleri uzamış da uzamış, gövdesinde bol gölge. Gel de otur yamacıma kalbimin derinliklerinde ıssıs bir yalnızlık ve bir de çocuk işte o cocuk yaşlanmış ve bir ben olmuşum.
( özgün )