"İyilik bir yanılgı insanlar için iyi olmak kendini feda etmektir.Kötülükse seni incitenlere karşı kendini koruman,hak ettiğim değeri almandır. iyilik bir maske kötülükse gerçeğin kendisi"
"Benim için hayaller o kadar da ulaşılmaz değildi tam tersine o karmaşık evren ve içindeki sesler benim tek sığınağımdı ve onu kaybetmekten korkuyordum"
Merhaba kitap dostlarım
Bugün yine kalbime dokunan bir hikâyeyle geldim… #UyumadanÖnceTuttuğumDilek serisinin 3. kitabını okurken bir kez daha @anitafelipova ’nın o duygu yüklü kalemine hayran kaldım.Her sayfasında farklı duygular yaşadım bazen içim ısındı,bazen gözlerim doldu.Ozan’ın hikâyesi yüreğime kazındı diyebilirim.Her ne kadar bazı anlarda ona kızsam da yaşadığı her şeyi iliklerime kadar hissettim.Bahar’a gelince…ah Bahar!Ne kadar değişmiş ama o kırılmış tarafı hâlâ orada, sessizce sızlıyor.Onunla birlikte ben de yaralarımı sardım sanki.Seri boyunca defalarca sinirlendim,güldüm,ağladım ama sonunda içime güzel bir huzur yerleşti.Gerçekten bu kitap kırgnınıkların da bir gün ışığa çıkabileceğini hatırlattı bana.Bu kitabı bitirdiğimde içimde sıcacık bir his kaldı…Bahar ve Ozan sonunda sadece kendileri oldular; tüm kırgınlıklara,geçmişin ağırlığına rağmen birbirlerine sarılışları o kadar gerçek o kadar dokunaklıydı ki sayfaları kapatırken gözlerim doldu.Oktay ve Ozan’ın yüzleşmesi, Bahar’ın yeniden nefes alışı derken kalbim defalarca sıkıştı ama sonunda o huzuru buldum. Lale ve Levent’in tatlı diyalogları ise hikâyeye renk kattı yüzümde güzel bir tebessüm bıraktı.İlk iki kitapta içimi burkan o acı yerini bu kez umut ve sevince bıraktı.Sanki karakterlerle birlikte ben de nefes aldım,ben de iyileştim
@anitafelipova ’nın kalemi yine duyguların tam kalbinden vuruyodu.Her kelimesi,her sahnesi içtenlikle yazılmış güzel bir kikayeydi.Şimdi tek dileğim 4. kitapta bu güzel yolculuğun bizi nereye götüreceğini görmek.Türü seven herkese yürekten tavsiye ediyorum bu seri yalnızca okunmuyor,yaşanıyor da...Kalemine yüreğine sağlık @anitafelipova
Ümmü Gülsümüsyayinevi
bibliyofil okuur
Merhaba kitap dostlarım
Bugün sizlere beni duygudan duyguya sürükleyen, sayfalar arasında kaybolduğum #uyumadanöncetuttuğumdilek serisinin ikinci kitabıyla geldim.lk kitabı bitirdiğimde hissettiklerimi kelimelere dökmek gerçekten zordu.Çünkü her satırı kalbime dokunmuştu.İkinci kitapta ise o duyguların yarım kalan hikâyesi tamamlanıyor sanki.Gizlenen sırlar,cevap bekleyen sorular ve karakterlerin geçmişle hesaplaşmaları öyle içten anlatılmış ki bir anda kendinizi onların kalp atışlarını duyar gibi hissediyorsunuz.Bahar’ın değişimi bu kitapta bambaşka bir boyut kazanıyor. Kırılganlığı ile cesareti arasında gidip gelirken bir yandan kendini bulmaya,bir yandan da hayata tutunmaya çalışıyor.Ozan’ın iç hesaplaşmaları, Oktay’ın oyunları ve hayatın önüne çıkardığı tesadüfler öylesine gerçek ki adeta kendi hayatınızdaki dönüm noktalarını hatırlıyorsunuz.Yazar karakterlerin iç dünyalarını o kadar derin ve samimi bir şekilde işlemiş ki bazı cümleleri okurken durup nefes almak istiyorsunuz. Çünkü her biri tanıdık bir his gibi... Belki bir kaybediş,belki bir yeniden başlama cesareti...Her karakterin kendi yolunu çizme çabası insana “ben de böyle hissetmiştim” dedirtiyor.
“Hayat hiçbir zaman planladığımız gibi gitmez” fikri bu kitapta güçlü bir yankı buluyor.Her tercih,her karar bir kapı aralıyor ve o kapının ardında bazen umut,bazen pişmanlık sizi bekliyor.Ama her seferinde bir şey öğreniyorsunuz; tıpkı karakterler gibi büyüyorsunuz. Son sayfalara geldiğimde elimden bırakmak istemedim.Çünkü sadece bir hikâye değil aynı zamanda bir iç yolculuktu bu. Karakterlerin hisleriyle yüzleşirken,kendi duygularımın da aynasına baktım.Kitabı bitirdiğimde içimde tatlı bir hüzün, derin bir huzur kaldı.Bu seri sadece bir aşk hikâyesi değil;yaşamın kendisiyle,hatalarımızla,seçimlerimizle ve