Sessiz,sakin, uslu olarak nitelendirilen insanlar gerçekten öyle mi Bazılarının içlerinde ne fırtınalar estiğini ancak sürekli susturulduğu , dinlemediği için böyle davranmak zorunda olduğunu bilseydiniz yine de aynı şekilde nitelendirir miydiniz???
Hatice Kaplan'ın kaleminden insanın iç dünyasına , yaralarına, ruhun en derinlerindeki yaralara, iyileşme çabalarına ve "normal" olarak nitelenenin dışında bir yolculuk yaptığım üç uzun #öykü okudum #5numara 'da.
İlk öykü kitaba da adını veren 5 numara. Mektuplardan okuyan bu öyküde parçalanmış, duyduğu seslerin arasında çıkış noktasını ve kendisini arayan bir zihnin anlattıklarını, çocukluğundaki , onun bu hale gelmesine sebep olan tavmaları okurken düşünüyoruz. Çevremizdeki çocukları, çocukken susturulmuş yetişkinleri ve bu durumda olduğunu fark etmediğimiz kişileri... Zamanında fark etsek yardımımız dokunur muydu Yardımı dokunacak insanlar ile buluşmalarını sağlayabilir miydik
" Ben İyi olmak istedim ama gördüm ki, bu dünyanın iyi olana ihtiyacı, tahammülü yoktu. Bu yüzden, iyiliğin gölgesinde yaşamaktansa, karanlığın gölgesinde, zamanın yönüne göre şekil almam, uzamam, kısalmam gerekiyordu. Bu, benim için tek çareydi."
İkinci öykü Zamanın Tanıkları. Yüksek lisans için Berlin'e giden birisinin bir yıllık yaşlılara refakat ettiği bir işte tanıştığı insanlar ve onlarla geçmişe bir yolculuğa çıkmasına, her insanın ne kadar farklı bir yoldan geçerek bugünlere geldiğinde tanık olmamıza, konuşarak , kelimelerin gücü ile iyileşen insanların dünyasına konuk oluyoruz.
Son öykü Kara Kaplı Defter. Aynı evi, aynı hayatı paylaşan, hayat arkadaşı olması gereken ancak zamanla yalnızlaşan bir çiftin evine misafir okuyoruz. Yere düşen bir defteri okumaya başlaması ile karısının bilmediği hayatını ve duygularını öğrenen bir