Merhaba kitap dostlarım
Bugün beni hem duygulandıran hem de kalbimin en yumuşak yerlerine dokunan bir hikayeyle geldim.Artvin Şavşat'lı Bahar ve Yunanistan İskeçeli Ozan'ın hikayesi...Yazar her satırında sanki iç dünyamı biliyormuş gibi yazmış.Yazarın anlatımındaki sadelik,duyguların doğallığı ve karakterlerin gerçekliği beni öylesine içine çekti ki bir süre kendi hayatımı unuttum diyebilirim.
Bahar…Sessiz,içine kapanık ama bir o kadar da güçlü bir karakter.Onun yaşadığı zorlukları sessizliğinin arkasına sakladığı çığlıkları okudukça hem üzüldüm hem de gurur duydum.Artvin’in küçük bir köyünden İstanbul’un kalabalığına uzanan yolculuğu bana birçok insanın kendi hikayesini hatırlattı.Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan,hayalleri için savaşan bir genç kızın hikayesiydi bu.Ve Ozan…Hayatın ona yaşattığı kayıplara,yıkımlara rağmen kalbini iyi tutmayı başarabilen bir karakter.Onunla tanıştıkça, yaşadıkça,okudukça insanın içinde bir umut yeşeriyor.Ebru’nun açık sözlülüğü,dostluğu,o içtenliği…Bahar’ın yanında bir nefes gibi oluşu beni çok etkiledi.Gerçek dostlukların hâlâ var olduğunu hissettirdi.🩵Yazarın kaleminde beni en çok etkileyen şeylerden biri karakterleri süslememesi.Her biri kusurlarıyla, yanlışlarıyla,kırıklarıyla o kadar gerçek ki…Sanki yanımda oturup hikayelerini anlatıyorlardı.Bazı kitaplar vardır;sadece okunmaz yaşanır da işte bu kitap benim için tam da öyle oldu.Her sayfasında biraz daha duygulandım bazen gözlerim doldu, bazen yüzümde bir tebessüm belirdi.Kitabı bitirdiğimde içimde tarifsiz bir sıcaklık kaldı.Belki de bu yüzden yazarın kalemini bu kadar sevdim. Çünkü yazarken sadece kelimeleri değil duyguları da birleştiriyor.
Eğer siz de kalbinize dokunan, sizi kendi hikayenizle yüzleştiren,yer yer acıtan ama sonunda umutla saran bir kitap arıyorsanız bu