Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar birbirlerini fazlalıklarıyla değil,eksiklikleri ile anlarlar. Bir zengin fakiri, sağlıklı kişi hastayı bu yüzden anlayamaz. Anladığını söyler ama aslında anladığı şey onun gibi olmadığı için duyduğu memnuniyettir. İkimiz de ilimkârlıktan, usta çıraklıktan evvel insanız ve eksiğiz, aynı yolun yolcusuyuz, buna göre davranalım…
Belki de... Seni hangi şehir yutarsa, yuvan orasıdır. İşte İstanbul’un karnında sessiz sedasız yaşamaya, beni kemiren ve benimle beslenen bu şehre aşık olmaya böyle başladım. Sonra da dönmek gelmedi içimden. 
Diyar-ı Rum’a göçmeden evvelki yurdumuzda ailenin reisi hatunmuş.Çok eski vakitler... Sözünün üstüne söz söylenmezmiş. Her şeyi o çekip çevirirmiş. Kutsalmış. Savaşırmış. Avlanırmış. Meclis kurarmış. Dini törenleri bile o yönetirmiş. Çocuklar doğurur, hastalara şifa verir, şiirler okurmuş. Ama gel gör ki zamanla işler değişmiş. Kadın; yalnızca erkeğini eğlendiren, onun karnını doyurup her açıdan açlığını yatıştıran bir mahluk haline getirilmiş. Bu pek acı.