Tamam, insanların konuşmalarına kulak misafiri olmaya bayılıyorum. Kantinde, otobüste, şehir merkezinde. Bunu bir çeşit sosyolojik araştırma gibi görüyorum, değişik hayat ve davranışlar hakkında bir fikir edinme çabası...
-İyi de, artık kararını ver! Ölümden sonra yaşam var mı, yok mu? Varsa neye benziyor?
-Aman ne güzel! Bu o kadar kolay mı? Benden çok daha keskin bir sürü akıl, bin yıllardır bu soruyu düşünmüş. Herkes farklı bir sonuca ulaşmış. Sen de orada durmuş benden cevap bekliyorsun. Havanı alırsın, sağlam bir cevap bulsam bile bunu kendime saklarım.
Hayır, ölümün bir son olduğunu düşünerek yaşanamaz. Sanki içi hava dolu bir balonmuşuz gibi, patladığımızda geriye yalnızca tükürükle ıslanmış bir paçavranın kalacağını düşünerek.