Ah Canım Zezé,
Neler yaşadın..Ama hep güçlü kaldın.Hep bir çocuktan daha fazlasıydın.Yaramazlıkların seni büyüttü.Seni çok sevdim.Adam ve Maurice artık yok.Ama sen hala çok güçlüsün ve hayatın gerçek yüzüyle küçüklüğünden beri olduğu gibi yine karşı karşıyasın.Bana da birçok şey öğrettin.Hepsi için teşekkür ederim.Kitaplarımı ödünç vermeye çekinirim çünkü altını çizdiğim yerler bana çok şey öğretir ve bana özeldirler.Senin kitaplarını da ödünç veremeyeceğim sanırım..İyi ki karşıma çıktın. Delifişek’e geçiyorum..Bakalım başka hangi maceralara tanıklık edeceğim..
“Monptit, hayat budur işte.Hep giden birileri olur.Ne yürek unutur ne özlemler ölür.Bunlar sevgimizde yaşamaya devam eder.Ama birileri, zamanı geldiğinde gitmek zorundadır.”
Arzum gitmek, hiçbir şey düşünmeden, sözler vermeden gitmekti.Hayat hiç durmadan peş peşe dizilen trenlerden, yollardan, gemilerden ibaretmiş gibi.Derdimi nasıl anlatacağımı bilemiyordum.Hep daha uzağa gitme arzusu.Ama asla geri dönülemeyecek kadar uzağa.Hep ilerlemek.