bazen bazı şeylerin farkına varmak gerekir, geçmişde yaşadığımız anıları hatırlayıp geçmişe takılı kalmamız, geleceği düşünüp kaygınlanmamız veya ailemizin beklentilerini karşılamaya çalışmamız ama bir şekilde gecmis, gelecek kaygıları içinde boğuşup hep yerimizde kalmamız. İşte sorun burda başlıyor, gecmis veya gelecek, aile baskısı veya toplum yargısına takılıp anı yaşamayı unutuyoruz yani Carpe Diem .cidden bu kitabın bana cok sey kattıgını soyleye bilirim ama nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum kendimi ifade etmekte pek iyi değilimdir. Kitaba dönücek olursak kitapta ne cok todd karakterini cok sevdim, kendine güvenemeyen çocuktan kendine güvenen bir çocuğa ilerlemesini okuduk ve gerçekten onun kadar bende basarmis gibi hissettim ve bu yolu tek basina değil neil ve keating sayesinde katetti. *SPOİLER*
ve sonundada neil'ı hemde keatingi farklı yollardan olsada kaybetti. ayrıca neil öyle trajik sonu hak etmiyordu fakat neil'ın intiharı şahsi bir sebepden değildir aile, okul, sistem baskısının sonuçlarının en açık örneklerinden biridir. Son olarak;
'Ormana gittim, çünkü bilinçli yaşamak istiyordum. Derinlemesine yaşamak ve hayatın iliğini emmek istiyordum! Yaşamdan olmayan her şeyi bozguna uğratmak, öldügümde aslında hiç yaşamamış olduğumu fark etmemek'
Sen hayatı yaşadın niel, bir kere olsada yaşadın, evet daha fazlasını hak ediyordun ama dünya fazla adaletsiz