Okan

Halîfe, İmâm’ın fetvâ vermesini yasaklamıştı. Oğlu Hammâd [v.738], İmâm yalnız iken bazı mes’eleleri kendisine sordu. İmâm cevâb vermedi. Hammâd: “Sen hiç kimsenin görmediği bir yerdesin, kimden korkar-sın?” diye sordu. İmâm: “Halîfe bana fetvâ veriyor mu-sun diye sorduğunda inkâr edip yalan söylemek gerek-tiği için korkuyorum” dedi.
Sayfa 254·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hâricîler Kûfe’ye girdikleri zaman her günah işleyeni kâfir ve bunları tekfir etmeyenlere de kâfirdir diyorlardı. Hâricîler, Hazret-i İmâm-ı A‘zam’ı Kûfe halkının şey-hidir diye yakaladılar. Hazret-i İmâm’a “Küfürden töv-be et” dediler. İmâm da: “Her türlü küfürden tövbe ediyorum” dedi. Hâricîler: “Sizin küfrünüzden tövbe ediyorum demek istiyorsun” dediler. İmâm-ı A‘zam radıyallâhu anhe yine tövbe etmesi için baskı yaptılar. İmâm da onlara: “Benim murâdımın bu olduğunu bili-yor musunuz, yoksa tahmîn mi ediyorsunuz?” diye sor-du. Hâricîler: “Tahmîn ediyoruz” diye cevâb verdiler. İmâm: “Zannın çoğu günahtır. Günah ise sizin na-zarınızda küfürdür. Öyleyse küfürden tövbe edin” dedi. Hâricîler: “Sen de küfründen tövbe et” dediler. İmâm yine: “Her türlü küfürden ben tövbe ediyorum” dedi. İmâm’a karşı gelen düşmanlar: İmâm iki kere küfürden tövbe etti dediler ve bu sözü hîle aracı yapıp gerçekten saptırarak halka yaydılar.
Sayfa 234 - undefined·Kitabı okudu
Birisi İmâm’a, bir kısmı gümüşten olan kâseden su içmek câiz midir, diye sordu. İmâm, câizdir, dedi. O kişi, bir misal göster, de-di. İmâm, biri su içse ve elinde gümüş yüzüğü olsa câiz olur mu, dedi. O kişi câizdir, dedi. İmâm ise bu da onun gibidir, dedi. Bunun üzerine Osman, hiç bundan hazırcevâb birini görmedim, dedi.
Sayfa 197·Kitabı okudu
Bir adam hazrete gelip: "ben, hanımım benimle konuşuncaya kadar onunla konuşmayacağıma yemin ettim. sonra o da ben önce konuşmadıkça benimle konuşmayacağına yemin etti. ne yapalım?" diye sordu. Hazret, "beis yok, onunla konuşabilirsin. yemininizi bozmuş olmazsınız" dedi. Süfyân-ı sevri hazret bunu duyunca, "bu hükme nasıl vardınız?" diye sordu. ebu hanife şöyle cevapladı: "madem ki kocanın yemininden sonra karısı -yemin cümlesiyle de olsa- kocasıyla konuşmuştur, böylelikle kocanın yemini yerini bulmuş olur. bundan sonra kocası konuşunca hanımının da yemini yerini bulacağından bir şey lazım gelmez."
Sayfa 194·Kitabı okudu
Hacamatçı, Hazret-i İmâm’ın sakalından alıyordu. İmâm, beyaz al, dedi. Hacamatçı, almam; çünkü beyaz artar, dedi. İmâm, almakla artıyorsa o zaman siyahı al ki artsın, dedi. Bu hikâye Şerîk’e ulaştığında Şerîk [v.697], Ebû Hanîfe kıyası bıraksaydı hacamatçıyla bırakırdı, dedi.
Sayfa 174·Kitabı okudu