Yolu olmayan ormanlarda mutluluk vardır, yalnız yürünen deniz kıyısında sevinç, topluluklar vardır kimsenin zorla girmediği derin denizlerde ve sesinde de müzik. İnsanı daha az seviyorum diyemem ama doğayı daha fazla.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Son zamanlarda sık sık çocukluk fotoğraflarıma bakıyorum. Nasıl tatlı bir kız görsen, götünü yerim ben onun. Bu beden nasıl böyle büyüdü, o çocuk nereye gitti diye düşünüyorum uzun uzun. Her nereye gittiyse sonsuza kadar geri gelmeyeceğini biliyorum. Bir daha ellerim hiç öyle minik olmayacak yani, fiziksel bir şeyden bahsediyorum. Her nereye gittiyse ama, çok uzaklara gitmediğini de biliyorum. Buralarda işte ... Geceleri kıldan ince, kılıçtan keskin köprüler de yürürken, köpekli tişörtü ve kanamış dizleriyle karşıma çıkıyor. Onun o masumiyetini görünce kucağıma alıp sarılmak, kalbime sokup saklamak geliyor içimden. Galiba öyle de yapıyorum. Büyürken çok yoruldu, şimdi biraz dinlendiriyorum. Uykuya dalana kadar başında bekliyorum. Çok sevdiği abisinin hep yaptığı gibi, eğilip saçlarından öpüyorum. Aşktan sevgiden geçtim. insanız, şefkate ihtiyacımız var Osman.
Öyle işte. Hala biraz soğuk geliyor ama battıkça alışıyorum. Kendimi boşa aldım bayırdan aşağı koşuyorum. Düşüyorum gibi görünüyor olabilir ama bakma aslında uçuyorum. Söylediklerimin hepsini unut, sanki ben biliyorum da mı yaşıyorum Osman?
Bir gün gerçekleşirse üstesinden nasıl geleceğini öngöremediğin, yıllarca düşünsen de bulamadığın, bulamadığın için olmasından deliler gibi korktuğun bir şey gerçekleşince bildiğin her şey hem yerinden oynamış, hem de yerine yerleşmiş gibi oluyor. İnsanın üstüne, dünyadaki bütün sesler kesilmişçesine ürpertici bir sessizlik çöküyor.
Olduğunu sandığı kişiye tutunup asla sınırlarının dışına çıkamayan insanlar için üzülüyorum artık. "Ben şöyle biriyim, ben böyle biriyim" diye boyuna konuşmalarına da tahammül edemiyorum. Hiç sınanmadıkları durumlarla ilgili kesin bir biçimde "Ben olsam şöyle yapardım" dediklerindeyse artık anlattıklarını hiç ciddiye alamıyorum. Hayat yeri gelince insanın ağzını burnunu öyle bir yamultur ki, feleğini şaşarsın. İnsan söyledikleri değil, yaptıklarıdır Osman.