Yolu olmayan ormanlarda mutluluk vardır, yalnız yürünen deniz kıyısında sevinç, topluluklar vardır kimsenin zorla girmediği derin denizlerde ve sesinde de müzik. İnsanı daha az seviyorum diyemem ama doğayı daha fazla.
O ruhsuz işi, para hırsı, bir, on, yirmi yıl hep aynı şey... Gitgide artan bir ruhsuzluk! “Tepeye tırmandığımı zannederken aslında bayır aşağı koşmak. Tam böyleydi durum. İnsanların gözünde giderek yükselirken, aynı anda hayat da benden o kadar eksiliyor, ayaklarımın altından çekilip gidiyordu.
Ödünç sevinçlerden bize kalan
Sonsuz grilikler oluyor yalnız
Ve bir çocuğun hüznüne kazınıyor
Gülüşlerimizin paramparçalığı
Sesimin sislenmesi bundandır