“Omuzlarımda Dünya” Nurullah Genç’in kendi ağzından, yaşam öyküsünü içtenlikle anlattığı bir biyografi kitabı. Kitabını okumaya başlamadan önce aslında bu yolculuğun benim için ne ifade edeceğine dair küçük bir fikrim vardı. Çünkü Nurullah Genç ile tanışma fırsatı bulmak, sohbet etmek, hatta kitabını onun elinden imzalı olarak almak benim için tarifsiz bir mutluluktu. Sadece kitabını imzalatmak değil; şiirlerini canlı bir şekilde dinlemek beni o kadar derinden etkiledi ki… O anlarda içimde bir yerlerin sarsıldığını hissetmiştim. Bu yüzden kitabı elime aldığımda beni nasıl bir duygu yolculuğunun beklediğine dair bir önsezim vardı. Fakat tüm bunlara rağmen, bu kadarını gerçekten beklemiyordum.
Kitabı okurken o kadar duygulandım ki… Bazı sayfalarda gözyaşlarımı tutamadım, bu kitabı okurken sanki kendim de bir mücadelenin içindeymişim gibi ruhum yoruldu; zaman zaman kapağını kapatıp soluklanmak zorunda kaldım, sonra derin bir nefes alıp yeniden okumaya devam ettim. Kitabı elimden bırakamadım ama bir yandan da her satır ruhumu yoruyordu. Çünkü anlattıkları; yazarın yaşadığı acılar, yokluklar, mücadeleler, umutlar…
Eser; Toprak, Tohum, Filiz, Fidan ve Ağaç isimlerini taşıyan beş bölümden oluşuyor. Bu bölümler aslında bir insanın doğumdan olgunluğa uzanan hayat yolculuğunun sembolleri gibi.
Nurullah Genç’in dili yalın ama duygu yüklü. Onun samimiyeti, tevazusu ve yaşadıklarını anlatırken kullandığı içtenlik, metnin tamamına yayılmış durumda. O sakin ve derin sesiyle okuduğu şiirleri hatırladıkça, kitapta anlattığı her cümle bana daha yakın geldi.
“Bu kitabın herkes tarafından okunmasını, herkese ulaşmasını istiyorum ama öte yandan, içindeki duygular bana o kadar yakın ve bana dair ki, bu kitabı yalnızca sevdiklerime saklamalıyım” diye düşünmeden de yapamıyorum.