Yusuf Kaymaz

Yusuf Kaymaz
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... Nazım Hikmet
Kasabayı yöneten, siyasi, ahlāki, iktisadi açıdan yöneten adamlar o kadar uzun süredir devam ediyorlardı ki bu işe, kendi usulleri iyice yerleşmişti. Belediye meclis başkanı, belediye meclisi, yargıçlar, polis ebediydi. Belediye meclis başkanı kasabaya alet edevat satıyor, yargıçlar trafik cezalarını siliyordu ve bunu o kadar uzun zamandır yapıyorlardı ki, yasadışı bir faaliyet olduğunu hatırlamıyorlardı bile, oysa en azından kitaplar yasadışı sayıldığını soyluyordu. Normal insanlar olarak bu hareketlerini katiyen ahlakdışı bulmuyorlardı. Bütün insanlar ahlaklıdır. Yalnızca komşuları ahlaksızdır.
Sayfa 192 - İletişim yayınları, Çeviri: Berrak Göçer
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Uzaya roket gönderebiliyoruz ama öfkeye ya da tatminsizliğe çare bulamıyoruz.
Sayfa 184 - İletişim yayınları, Çeviri: Berrak Göçer
Kadınlar nasıldır, bilirsiniz. Mobilya biraz yıpranır ama kafasına yenisini almaya koydukları an eskisi kullanılamaz olmuştur.
Sayfa 169 - İletişim yayınları, Çeviri: Berrak Göçer
İnsan denen şey, sayaçlardan, kadranlardan ve kayıt makinelerinden oluşan bu kütle ne kadar ürkütücü bir mahluk, bunların yalnızca birkaçını okuyabiliyoruz ve onları da belki yanlış okuyoruzdur.
Sayfa 96 - İletişim yayınları, Çeviri: Berrak Göçer
Zincirler ve kölelik pahasına satın alınacak kadar değerli midir hayat, o kadar tatlı mıdır barış? Yüce Tanrım, sen bizi bu kaderden koru! Başkalarının izleyeceği yolu bilemem ama bana gelince, ya özgürlük ya ölüm!
Sayfa 89 - İletişim yayınları, Çeviri: Berrak Göçer