1117
Komşumuzla her kavga edişimizde çözüm için, En az,yumrukları ve dişleri sıkılı babamın yerine, En fazla,elleri köpüklü ve belinde annemin tarafını tuttum! Küçükken okuduğum bir kitapta yazıyordu; Anneler yönetmeli, Çocuklar da onların yardımcıları olmalı! Daha güzel bir dünya için... Derda Yuşa
1000Kitap
Büyük Selçuklu İmparatorluğu: Kuruluş ve Tarihsel Dönemler
Selçuklular, 1040 yılında kendi soylarından gelen Gaznelilere karşı kazandıkları Dandanakan Meydan Savaşı ile bağımsız bir imparatorluk kurmuşlardır. 1157 yılına kadar hüküm süren bu büyük devletin tarihi, siyasi ve idari değişimler göz önünde bulundurularak beş ana devirde incelenir. ​Tarihçinin Anlatımı (Kuruluş ve Tasnif) ​Mehmet Altay Köymen, imparatorluğun ömrünü bir asırdan fazla bir süreyi kapsayacak şekilde şu şekilde tasnif etmektedir: ​Kuruluş Devri (Takriben 940 - 1040): Selçukluların siyasi bir güç olarak ortaya çıkış ve devletleşme sancıları çektiği dönemdir. ​İlk İmparatorluk Devri (1040 - 1092): Dandanakan’dan sonra devletin hızla büyüdüğü ve en parlak dönemine ulaştığı evredir. ​Fetret Devri (1092 - 1117): Melikşah’ın ölümünden sonra taht kavgalarının yaşandığı ve merkezi otoritenin sarsıldığı dönemdir. ​İkinci İmparatorluk Devri (1117 - 1157): Sultan Sencer dönemiyle birlikte devletin yeniden toparlandığı ve istikrarın sağlandığı devirdir. ​Bölünme Devri: İmparatorluğun çeşitli amillerle mahiyet değişikliğine uğrayarak küçük siyasi teşekküllere ayrıldığı son dönemdir.
Alıntı
Asur kaynaklarında Muşki olarak geçen kavimlerin, Grek’ler tarafından Frig olarak adlandırılan kavimlerle aynı olduğu kabul edilmektedir. M.Ö. 1117 yılında, Muşki halkı ile Asur kralı I. Tiglat-Pileser Dicle kıyısında savaşmışlardı. Daha sonraki yıllarda da, Asur kralı II. Sargon ile Muşki Kralı Mita üç kez Harrua (Silifke yakınları) bölgesinde savaşmışlardır. Bu iki kral arasında M.Ö. 709 yılında yapılan üçüncü savaşta ise Muşki Kralı Mita yenilerek, Orta Anadolu’ya kaçmıştır.
Sayfa 28·Kitabı okudu
“Kadın yanıma gelip derdini anlattı ve kendisine yardımcı ol­sun diye eşim Muhammed’i sordu. Öylesine güzeldi ki o an kal­bime, Hz. Muhammed’in ona el koyacağına dair şüpheler doğdu. Çünkü, onu görenin kalbine, güzelliğinden ötürü ille de bir şey­ler doğardı. O yüzden Hz. Muhammed belki onu alır diye çok korktum. Sonunda kendisine Hz. Muhammed’in çadırını göster­dim; doğruca oraya gitti. Gidiş artık o gidiş; nitekim Hz. Mu­hammed ona el koydu ve o tarihten sonra da artık onun eşlerin­ den biri oldu. İçerde kendisine şunları söylüyor: Mademki gayen özgürlüktür, o halde benim eşim ol, ben seni azat edeyim diyor ve böylece kadınla anlaşıp evleniyor.” (267) 267. Tecrid-i Sarih. No: 1117. 7/454; Ebu Davud. Cihad. No:2633. İtk. No:3931. Buhari, İlk. 13; Müslim. Cihad. No: 1730 (az bilgi var!); İ. Canan, age. 12/159; TDV İslam Ansiklopedisi. 8/146; Hayal-i Sahabe. Tere. Ahmet Mey lam. 3/308: Ze- hebı. Sireti Alam. 2/262...: İbni Sad. age. No:4122; Kastalani. age. 1/412; Halebi. age. 3/413; İbni İshak. Tere. Sezai Özel, 322; Hakim, age. 4/26: İbni Kesir. el-Bi- dayc.. 4/159; Taberi. MEB Tere... age. 5/527; İbni‘1Cevzi. el-Müeleba. 95; Sıfat - i Safvc. 2/36; ibni Abdi'l Ber. age. No:3282: Tabeıam. age. 24/58; Muhibbüddın Taberi. Scınl-ı Semin. 99...; Tarihi Hamiş. 1/474 ve daha nicelen.
Sayfa 145 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
“Ben de Muhammed’le beraber Beni Mustalık Harbi’ne katılmıştım. Bu savaşta ele geçirdiğimiz karşı taraf kadınla­rıyla sevişirken» hamile kalmasınlar diye spermimizi dışarı akıtırdık. Spermin dışarı akıtılmasının dinen caiz olup olma­dığım Muhammed’den sorduk. Kendisi ‘Evet olur, yaptığı­nız bu işte, dinen hiçbir sakınca yoktur* yanıtını verdi.** (73) 73. Tecrid-i Sarih. Diyanet Tere. No: 1117, 1596: Buhari. Kader 4. Nikâh 96, Bü­yü 109. Megazi 32. İstizan 18. İtk 13. Tevhid, 18; Buhari-Müslim Hadisleri, age. No:913-14; Müslim. Nikâh, No:1438; Ebu Davud, Nikâh. No:2l72; Tirmızi. Ni­kâh, 40. No: 1138; Nesai. Nikâh. 55. 56/107, No:3326; İmam Malık. Muvalta. Ta­lâk. 95. batı.
Sayfa 45 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Asur kaynaklarında Muşki olarak geçen kavimlerin, Grek’ler tarafından Frig olarak adlandırılan kavimlerle aynı olduğu kabul edilmektedir. M.Ö. 1117 yılında, Muşki halkı ile Asur kralı I. Tiglat-Pileser Dicle kıyısında savaşmışlardı. Daha sonraki yıllarda da, Asur kralı II. Sargon ile Muşki Kralı Mita üç kez Harrua (Silifke yakınları) bölgesinde savaşmışlardır. Bu iki kral ara sında M.Ö. 709 yılında yapılan üçüncü savaşta ise Muşki Kralı Mita yenilerek, Orta Anadolu’ya kaçmıştır.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Tarih