Bir kaç parça eşyamı çantama doldurdum, artanını bir bohça yaptım: bu köye geldiğim gibi yine bir akşam vakti, güneş sarı otlara uzanır ve rüzgar bunları kızıl bir deniz gibi dalgalandırırken, keskin gübre kokularını ve tezek kokularını arkamda bırakarak, çıktım yürüdüm.