Bizler bu hayatı farkında olmadan bir şekilde yaşayıp giderken aslında kimin hayatını yaşıyoruz?
İşte bu sorular üzerinde düşünmek gerek!
Çünkü doğru olanı ancak o zaman keşfedecek ve kendimize ait olan bir hayatı ancak o zaman yaşamaya başlayabileceğiz.
Geçmişte almış olduğunuz kararların ya da yapmış olduğunuz seçimlerin aslında kimlerin doğrusu olduğunu,hangi doğru bilinen yanlışların gölgesinde alındığını düşünün.
İnsan doğru olanının bilgisini kendi elleriyle inşa etmediği sürece,dünyaya başkalarının elleriyle dokunur ve onu başkalarının gözleriyle görür.
Bunun en dramatik yanı ise başkalarının aklıyla öğrenmiş olduğumuz bu dünyanın içinde yaşadığımızı zannetmek ve bu dünyanın aslında kimin dünyası olduğunu hiçbir zaman bilemeden ölecek olmamızdır!
Doğruyu kendi elleriyle inşa ederek bilgi sahibi olan,bir süre sonra başkalarının çekim merkezi haline gelir.
Güzel bir kadın ya da yakışıklı bir erkek de etrafında bir çekim merkezi,cazibe alanı oluşturur ancak bu durumun yıllarca bu şekilde sürmeyeceği ortadadır!
İnsan doğası gereği yaşlanır ve fiziki güzelliği ve gücü bedenini zamanla terk eder.
Ancak bilgi sahibi olmanın kişiye kazandırdığı güzellik hayatının sonuna kadar onunla kalacaktır.