"Bir günde bitiririm nasılsa!" diye okumaya başladığım ama o bir günün birkaç günle sonlandığı bir kitap oldu Dünyaya Orman Denir. Dikkat edin eğer yorgun bir beyniniz varsa size de benim gibi anlatım yorucu gelebilir.
Anlatım neden mi yorucuydu?
Çünkü yine Ursula K. Le Guin az sayfaya büyük anlamlar yüklemişti. Yine her cümle üzerinde uzun uzun düşünülesi bir eser ortaya koymuştu, yıllar yıllar önce...
Kitap, devadam olarak anılan Arzlıların (insanlar) Athshe'ye gelip burada yarı boyundaki, genellikle yeşil kıllı, zararsız varlıklar olan Athshelileri sömürmesi, köleleştirmesi, gezegendeki ormanları kendi amaçları uğrunda katletmesini konu alıyor. İnsanların zulmüne daha fazla dayanamayan Sam "Selver" adındaki bir Athshelinin ayaklanma çıkarmasıyla yerli halkın nefsi müdafasına ortak oluyoruz. Ama Athsheliler de artık o eskisi gibi zararsız, kendi halinde düşgören varlık kimliğinden uzaklaşıp sömürge devadamlara benzemeye başlıyor...
Çünkü onlar da köle oldukları yıllarda bellemişti insanlığın başka dilden anlamadığını.
Dünyaya Orman Denir Vietnam Savaşına göndermeler içeren bir eser. Yine bu eserde insanın nasıl bir varlık olduğu yüzümüze vuruluyor ki asıl bu nedenle bu kitabı herkesin okumasını isterdim.
Uçsuz bucaksız orman tarafından dört yanınızın sarılacağı bu kısa ama büyük anlamlar taşıyan eseri yukarıda da belirttiğim gibi herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
Ayrıca kitabı okuduğum sırada fark ettim ki James Cameron'ın yönettiği Avatar filmi temelini Dünyaya Orman Denir'den almış. :)