Hiç şüphe yok ki Doğu'da ve Batı'da Fatih Sultan Mehmed asrı, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir cihan devleti haline dönüşmesine tanıklık etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu artık rakipsiz büyük bir devlettir. Henüz Avrupa'nın diğer ulusal devletleri rüşeym halindedir ve ancak 16-17. asırlarda cihan devletleri olarak ortaya çıkacaklardır.
Tarih
16. yüzyılda her yönün bir karşı yönü vardı, her ışık, her renk dengini bulurdu. Baroksa bir yönün ağır basmasından hoşlanırdı. Renk ve ışık öyle dağılırdı ki sonuç bir doygunluk durumu değil, bir gerilim olurdu. Klasikte bir tabloda çaprazına hareketlere müsaade eder. Tek yanlı hareketi motif olarak kullanan barok olmuştur. O zaman ışık vurgusu da yerini, dengeyi ortadan kaldıracak gibi değiştirir. klasik bir resim ta uzaktan, ışıkların bütün yüzeye aynı şekilde dağılmasından kolayca tanınır. Barok ise bir düzensizlik izlenimi uyandırmadan, ışığı sadece canlı gerginliği yükseltmek için, bir tarafa vurdurur. Tablonun bütün kısımlarında aynı derecede doygun bir ışık dağılımı yoktur.
Sayfa 141
Esas motifler
1) klasik sanat açıkça dikey ve yataylara dayanan bir sanattır. Elemanları tam bir açıklık ve kesinlikle görülebilir hale getirilmiştir. Resimde daima düşey ve yatayların karşıtlığı hakimdir. Bütün ayrımlar katıksız ana örneğe oranla ölçülürler. Buna karşılık barokta, bu elemanları büsbütün yok etmek değilse bile, hiç değilse açık karşıtlıklarını örtme eğilimi vardır. 2) simetri, 16. yüzyıl için de genel kompozisyon şekli olmuş değildi, ama kolayca yerleşmişti ve elle tutulabilir bir yolda kullanılmadığı yerlerde de daima, resmin iki yarımı arasında belirli bir denge bulunmaktaydı. 17. yüzyıl bu kararlı dengeyi kararsız dengeye çevirdi.
Sayfa 140
«Sokrates'in 'Cellat olmaktansa kurban olmak yeğdir,' dediğini hatırlıyor musun? 16. yüzyılda Erasmus'un, kendi inancı ile Tanrı adamlarının inancı arasındaki yakınlığı vurgulamak için 'Aziz Sokrates' demesi tesadüf değildir. Antik felsefede eksik kısım yüce iradenin kurduğu ahlaki yasa fikri ve insanların buna uyup bundan sorumlu olması fikridir. Bu dini fikirler büyük bir kitlenin varlığına rehberlik etmeye başladığında farklı bir dünyaya adım atıldı.»
Sayfa 242
Edebiyat