16. yüzyılda her yönün bir karşı yönü vardı, her ışık, her renk dengini bulurdu. Baroksa bir yönün ağır basmasından hoşlanırdı. Renk ve ışık öyle dağılırdı ki sonuç bir doygunluk durumu değil, bir gerilim olurdu.
Klasikte bir tabloda çaprazına hareketlere müsaade eder. Tek yanlı hareketi motif olarak kullanan barok olmuştur. O zaman ışık vurgusu da yerini, dengeyi ortadan kaldıracak gibi değiştirir. klasik bir resim ta uzaktan, ışıkların bütün yüzeye aynı şekilde dağılmasından kolayca tanınır.
Barok ise bir düzensizlik izlenimi uyandırmadan, ışığı sadece canlı gerginliği yükseltmek için, bir tarafa vurdurur. Tablonun bütün kısımlarında aynı derecede doygun bir ışık dağılımı yoktur.