Mısır Hânedânları
Eski Mısır Hanedanları Eski Mısır Medeniyeti incelenirken genel olarak 9 gruba ayrılmıştır. Bunları; Hanedanlık Öncesi Dönem Arkaik Dönem Eski Krallık Dönemi İlk Ara Dönem Orta Krallık Dönemi İkinci Ara Dönem Yeni Krallık Dönemi Geç Dönem Yunan - Roma Dönemi olarak sıralayabiliriz. Bu dönemlerde kurulan hanedanlıklar ilerleyen bölümlerde belirtilmiş ve kronolojik sıra takip edilmiştir. A. Hanedanlık Öncesi Dönem (3500 - 3100)
B. Arkaik Dönem (3100 - 2650) 1. Hanedan (3100 - 2800) Menes (Hor-Aha)
Iti
Djer
Djet
Den
Anendjib
Semerkhet
Oa'a (Qa-a) 2. Hanedan (2800 - 2650) Hotepsekhemwy
Raneb (Reneb)
Nynetjer
Sekhemib (Seth-Peribsen)
Khasekhemwy C. Eski Krallık Dönemi (2650 - 2140) 3. Hanedan (2950 - 2575) Nebka (Sanakhte) (2650 - 2630)
Djoser (Netjerikhet) (2630 -2611)
Sekhemkhet (2611 - 2605)
Khaba (2605 - 2599)
Huni (2599 - 2575)
Zanakht
Oa'a – Hedjet 4. Hanedan (2575 - 2465) Snofru (2575 -2551)
Khufu (2551 - 2528 )
Djedefre (2528 -2520)
Khafre (2520 - 2494)
Bakare (2494 -2490)
Menkaure (Mykerinos) (2490 - 2472)
Shepseskaf (2472 – 2468 )
Thamphthis (2468 – 2465) 5. Hanedan (2465 - 2323) Userkaf (2465 - 2458 )
Sahure (2458 - 2446)
Neferirkare (2446 - 2426)
Shepseskare (2426 - 2419)
Neferefre (Raneferef) (2419 - 2416)
Niuserre (2416 - 2392)
Menkauhor (2396 - 2388 )
Djedkare (2388 - 2356)
Unas (Wenis) (2456 - 2323) 6. Hanedan (2323 - 2150) Teti (2323 - 2291)
Userkare (2291 - 2289)
Pepi I (Meryre) (2289 - 2255)
Nemtimsaf I (2255 - 2246)
Pepi II (2246 - 2152)
Nemtimsaf II
Nitocris 7. & 8. Hanedan (2150 - 2130) Netrikare
Menkare
Neferkare II
Neferkare III
Djedkare II
Neferkare IV
Merenhor
Menkamin I
Nikare
NeferkareV
Neferkahor
Neferkare VI
Neferkamin II
Ibi I
Neferkaure
Neferkauhor
Neferirkare D. İlk Ara Dönem (2140 - 2040) 9. & 10. Hanedan (2134 - 2040) Neferkare
Mery - Hathor
Merykare 11. Hanedan (2134 - 1991) Antef I (2134 - 2118 )
Antef II (2118 - 2069)
Antef III (2069 - 2061)
Mentuhotep I (2061 - 2010) E. Orta Krallık Dönemi (2040 - 1640) 11. Hanedan (devam ediyor) (2134 - 1991) Mentuhotep II (Nebhepetre) (2040 - 2010)
Mentuhotep III (2010 - 1998 )
Mentuhotep IV (Nebtawyrel) (1998 - 1991) 12. Hanedan (1991 - 1783) Amenemhat I (Sehetepibre) (1991 - 1962)
Sesostris I (1962 - 1929)
Amenemhat II (Nubkaure) (1929 - 1892)
Sesostris II (Khakhperre) (1897 - 1878 )
Sesostris III (Khakaur) (1878 - 1841)
Amenemhat III (Nimaatre) (1844 -1797)
Amenemhat IV (Maakherure) (1799 - 1787)
Nefersobek (1787 - 1783) 13. Hanedan (1783 -1640) Wegaf
Amenemhat
Sekhemre
Amenemhat V (Sekhemkare)
Sehetepibre I
Iufni
Amenemhat VI
Semenkare
Sehetepibre II
Sewadjkare
Nedjemibre
Sobekhotep I (Kha'ankhre)
Reniseneb
Hor I
Amenemhat 7 (Sedjefakare)
Sobekhotep II
Khendjer
Imira-mesha
Antef IV
Seth
Sobekhotep III
Neferhotep I
Sihathor
Sobekhotep IV (Kha'neferre)
Sobekhotep V (1720 - 1715)
la-ib
Ay (Merneferre) (1704 - 1690)
Ini I
Sewadjtu
Ined
Hori 1 Thebes Prensleri
Sobekhotep VI
Dedumes I
Ibi II
Hor II
Senebmiu
Sekhanre I
Merkheperre
Merikare F. İkinci Ara Dönem (1640 - 1540) 14. Hanedan (?) Nehesy
Khatire
Nebfaure
Sehabre
Meridjefare
Sewadjkare
Heribre
Sankhibre
Kanefertemre
Neferibre
Ankhkare 15. Hanedan 1 (?) Salitis
Sheshi
Yakubber
Khyan (Apachnan)
Apepi I (Apophis)
Apepi II 16. Hanedan (?) (Hyksos Kralları) Anat - Her
User - Anat
Semqen
Zaket
Wasa
Qar
Pepi III
Bebankh
Nebmaatre
Nikare II
Aahotepre
Aaneterire
Nubankhre
Nubuserre
Khauserre
Khamure
Jacob - Baal
Yakbam
Yoam 17. Hanedan (? -1540) Antef V
Rahotep
Sobekemzaf I
Djehuti
Mentuhotep VII
Nebirau I
Nebirau II
Semenenre
Suserenre
Sobekemzaf II
Antef VI
Antef VII
Tao I (Seakhtenre)
Tao II (Sekenenre)
Kamose (1545 - 1540) G. Yeni Krallık Dönemi (1540 - 1078 ) 18. Hanedan (1540 - 1292) Ahmose I (Nebpehtyre) (1540 - 1515)
Amenhotep I (Djeserkare) (1515 - 1494)
Thutmosis I (Akheperkare) (1494 - 1482)
Thutmosis II (Akheperence) (1482 - 1479)
Hatshepsut (1473-1458 )
Thutmosis III (Menkhepere) (1479 - 1425)
Amenhotep II (Akheperure) (1427 - 1401)
Thutmosis IV (Men-khepru-Re) 1401 - 1391
Amenhotep III (Nebmaatre) (1391 - 1353)
Amenhotep IV (Akhenaten) (1353 - 1335)
? (1335 - 1334)
Semenekhkare (1334 - 1333)
Tutankhamen (Tutankhamun) (Nebkheperoure) (1333 - 1323)
Ay (1323 - 1319)
Horemheb (Djeserkheperure) (1319 - 1292) 19. Hanedan (1292 - 1190) Ramses I (Menpehtyre) (1292 - 1290)
Seti I (Menmaatre) (1290 - 1279)
Ramses II (Usermaatre) (1279 - 1213)
Merneptah (1213 - 1204)
Amenmesse (1203 - 1200)
Seti II (1204 - 1198 )
Siptah (1198 - 1193)
Twosret (1193 - 1190) 20. Hanedan (1190 -1078) (Thebes Prensleri) Sethnakhte (1190 - 1187)
Ramses III (1187 - 1156)
Ramses IV (1156 - 1150)
Ramses V (1150 - 1145)
Ramses VI (1145 - 1137)
Ramses 7 (1137 - 1129)
Ramses VIII (1129 - 1128 )
Ramses IX (1128 - 1110)
Ramses X (1110 - 1106)
Ramses XI (1106 - 1078 )
H. Geç Dönem (1078 - 332) 21. Hanedan (1078 - 945) Smendes I (1078 - 1044)
Amenemnesoe (Amenemnisu) (1044 - 1040)
Psusennes I (1040 - 992)
Amenemope (993 - 984)
Osorkon I (984 - 978 )
Siamun (978 - 945) 22. Hanedan (945 - 712) Shoshenq I (Sheshonq I) (945 - 924)
Osorkon II (924 - 889)
Shoshenq II (Sheshonq II)
Takelot I (889 - 874)
Osorkon III (874 - 850)
Takelot II (850 - 825)
Shoshenq III (Sheshonq III) (825 - 773)
Pami (773 - 767)
Shoshenq V (Sheshonq V) (767 - 730)
Osorkon V (730 - 712) 23. Hanedan (828 - 712) Petubastis (Pedibastet) (828 - 803)
Iuput I
Shoshenq IV (Sheshonq IV) (803 - 797)
Osorkon III (797 - 769)
Takelot III (774 - 767)
Rudamun (Rudamon) (767 - 764)
Iuput II (764 - 715) 24. Hanedan (724 - 712) Tefhakht (727 - 720)
Wahkare (Bakenrenef) (720 - 715) 25. Hanedan (770 - 657) (Nubye Hanedanları) Kashta (770 - 750)
Piji (Piye) (Piankhi) (750 - 712)
Shabaka (712 - 698 )
Shebitku (698 - 690)
Taharqa (Taharka) (690 - 664)
Tanutamun (664 - 657)
Nekau I (Necho I) (672 - 664) 26. Hanedan (664 - 525) Psamtek I (Psammetic I) (664 - 610)
Nekau II (Necho II) (610 - 595)
Psamtek II (Psammetic II) (595 - 589)
Wahibre (Apries) (589 - 570)
Ahmose II (Annasis) (570 - 526)
Psamtek III (Psammetic III) (526 - 525) 27. Hanedan (525 - 404) Cambyses II (525 - 522)
Darius I (521 - 486)
Xerxes
Artaxerxes I (465 - 424)
Darius II (423 - 405)
Artaxerxes II 28. Hanedan (404 - 399) Amyrtaios (Amyrtaerus)
(404 - 399) 29. Hanedan (399 - 380) Nepherites I (Nefaarud) (399 - 393)
Hakoris (Hakor) (393 - 380) 30. Hanedan (380 - 343) Nectanebo I (380 - 362)
Djedher (Djedhor) (362 - 360)
Nectanebo II (Nakhtharehbe) 31. Hanedan (343 - 332) 2 Artaxerxes III (343 - 338 )
Arses (338 - 336)
Darius III (336 - 332) H. Yunan - Roma Dönemi (332 - 30) Mısır'ı Yönetmiş Makedonya Kralları Alexander “Muhteşem Alexander” (332 - 323)
Philip Arrhidaeus (323 - 317)
Alexander IV (317 - 304)
Ptolemaic (Batlamyus' a ait) Hanedanlık
Ptolemy I Soter (305 - 282)
Ptolemy II Philadelphus (282 - 246)
Ptolemy III Euergetes I (246 - 222)
Ptolemy IV Philopator (222 - 205)
Ptolemy V Epiphanes (205 - 180)
Ptolemy VI Philometor (180 - 164)
Ptolemy 7 Neos Philopator (164 - 165)
Ptolemy VIII Euergetes II
Ptolemy IX Soter II
Ptolemy X Alexander I
Ptolemy XI Alexander II
Ptolemy XII Neos Dionysos
Kraliçe Bernice IV
Ptolemy XIII
Kraliçe Cleopatra VII
Ptolemy XV 1 İlk Pers Hanedanı 2 İkinci Pers Hanedanı

Kafka Okuma Etkinliği (3 Haziran- 3 Temmuz)
Haziranda ölmek zor demiş bir şair, neden demiş 3 Haziranda ölen bir şair için demiş, aynı 3 Haziran benim de doğum günüm. Ama konu ne benim doğum günüm ne de Nazım'ın ölüm günü. Konu 3 Haziran 1924 yani Kafka'nın öldüğü gün.
Ben de diyorum ki 20. yüzyılın en iyi yazarlarından, Kafka'yı ölüm yıl dönümünde analım ve Kafka okuma etkinliğimizi 3 Haziran' da başlatalım ta ki Kafka için bir başka önemli gün olan 3 Temmuz'a kadar. 3 Temmuz da Kafka'nın doğum günü o gün final yaparız.
Evet, kayıtları şimdiden başlatalım, kimler benimle Franz Kafka 🇦🇹okumak ister?👀

Kitapları;

Roman📑📖
Dönüşüm 🕷️
Dava 💼
Şato 🏰
Amerika 🗽

Hikaye📕
Ceza Kolonisinde ve Diğer Öyküler
Ceza Sömürgesi ve Hukuk Öyküleri
Ceza Sömürgesi
Açlık Sanatçısı
Bir Köy Hekimi
Mavi Oktav Defterleri
Bir Köpeğin Araştırmaları
Akbaba

Mektup-Anı-Günlük✉️📬📅
Milena'ya Mektuplar
Felice’ye Mektuplar
Ottla’ya ve Aileye Mektuplar
Babaya Mektup
Yeni Bulunmuş Mektuplar
Günlükler
Defterler
Ofis Yazıları

Alıntılar-Aforizmalar 🗨️💭
Aforizmalar
Yalnızlık Bir Uçurumdur
Yalnızlık Sahip Olduğum Tek Şey
Özdeyişler
Mutsuzluk

Katılımcılar 👭👫👬
1️⃣ salih
2️⃣ Osman Y.
3️⃣ Büşra A.
4️⃣ Ebru Ince
5️⃣ Mine Arapoğlu
6️⃣ Mâsiva
7️⃣ Sherlock Holmes
8️⃣ Maral
9️⃣ Roquentin
1️⃣0️⃣ sitare
1️⃣1️⃣ Enise
1️⃣2️⃣ Hatciş
1️⃣3️⃣ Derya (Bahir) DENİZ
1️⃣4️⃣ Esther. Sema
1️⃣5️⃣ Homeless
1️⃣6️⃣ Ömer Faruk
1️⃣7️⃣ Semina
1️⃣8️⃣ Esra D.
1️⃣9️⃣ inci
2️⃣0️⃣ 'Dilhûn'
2️⃣1️⃣ Sezen B.
2️⃣2️⃣ Haruni
2️⃣3️⃣ Murat YAĞLI
2️⃣4️⃣ Ahzen
2️⃣5️⃣ Aysss
2️⃣6️⃣ Hakan Arık
2️⃣7️⃣ İbrahim (Sisifos)
2️⃣8️⃣ CEYLAN
2️⃣9️⃣ Öz,
3️⃣0️⃣ NigRa
3️⃣1️⃣ Yaren
3️⃣2️⃣ Murat Ç
3️⃣3️⃣ Aslı Zeynep İnci
3️⃣4️⃣ Siyah İnci
3️⃣5️⃣ Ezgihan T.
3️⃣6️⃣ Harun Inan
3️⃣7️⃣ Arzunalbant
3️⃣8️⃣ eskimolardan kim kaldı?
3️⃣9️⃣ Neslihan T.
4️⃣0️⃣ Mine
4️⃣1️⃣ lady justice
4️⃣2️⃣ Oguzbys.
4️⃣3️⃣ Esma Yıldız
4️⃣4️⃣ Arya Kulat
4️⃣5️⃣ selin
4️⃣6️⃣ Oblomov
4️⃣7️⃣
4️⃣8️⃣ Fîlankes
4️⃣9️⃣ Yusufcan
5️⃣0️⃣ Fazilet AYSU
5️⃣1️⃣ Ayşem
5️⃣2️⃣ Hanife
5️⃣3️⃣ Kartal Arslan

Ahmet Asaf, Testi Kırılmadan'ı inceledi.
 18 May 18:02 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 9/10 puan

Narkotikçi bir polisin kaleminden toplumun tüm kesimlerini uyuşturucu ve bağımlılık konusunda bilinçlendirecek bir çalışma.
Uyuşturucu çeşitleri, nerelerden geldiği, bizlere nasıl musallat olduğu, insanları ne hale getirdiği, çevremizde bağımlı varsa neler yapılması gerektiği ve uzak durmanın yolarını anlatan eğitici bir kitap.
Maalesef çalışmaya göre uyuşturucu ile tanışma yaşı 12-17 arasında ve bağımlı olma ise 17-25 yas arasında zirvede. Madde kullanımına sosyo-ekonomik durum, okul başarısı, aile sağlığı ve sorunları , sigara ve alkol, maddelerin elde edilebilirliği, arkadaş çevresi ve en önemlisi gece kulüpleri gibi faktörlerin sebep olduğu görülüyor.
Yazar uyuşturucuya bir nebze bulaşmış ve bağımlı hale gelmiş kişilerden aldığı mektup ve e postalara kitabında yer vererek konunun ciddiyetini, hayatların nasıl alt üst olduğunu gözler önüne sermiş.

- Çok şükür ‘eroini’ bıraktım, esrar içiyorum.
- Ot lan bu, kimyasal değil ki..
- Bu gece eğlenelim yeter, irade diye birşey var..

İşte toplumun yarayan kanası uyuşturucu bataklığına çocuklarımızı ve gençlerimizi sürükleyen mazaretler..

Mazaretsiz bir hayat sürmeniz dileğiyle…

YÜZYILIN YÜZ KİTABI
1- Yabancı - Albert Camus (Nobel Ödüllü 1942)
2- Kayıp Zamanın İzinde - Marcel Proust (1913–1927)
3- Dava - Franz Kafka (1925)
4- Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry (1943)
5- İnsanlık Durumu - André Malraux (1933)
6- Gecenin Sonuna Yolculuk - Louis-Ferdinand Céline (1932)
7- Gazap Üzümleri - John Steinbeck (Nobel Ödüllü 1939)
8- Çanlar Kimin İçin Çalıyor - Ernest Hemingway (Nobel Ödüllü 1940)
9- Adsız Ülke - Alain-Fournier (1913)
10- Günlerin Köpüğü - Boris Vian (1947)
11- İkinci Cins - Simone de Beauvoir (1949)
12- Godot’yu Beklerken - Samuel Beckett (Nobel Ödüllü 1952)
13- Varlık ve Hiçlik - Jean-Paul Sartre (Nobel Ödüllü 1943)
14- Gülün Adı - Umberto Eco (1980)
15- Gulag Takımadaları - Aleksandr Soljenitsin (Nobel Ödüllü1973)
16- Paroles (Fransızca) - Jacques Prévert (1946)
17- Alkoller - Guillaume Apollinaire (1913)
18- Mavi - Lotus Hergé (1936)
19- Het Achterhuis (Felemenkçe) - Anne Frank (1947)
20- Hüzünlü Dönenceler - Claude Lévi-Strauss (1955)
21- Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley (1932)
22- Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984) - George Orwell (1949)
23- Galyalı Asteriks - René Goscinny ile Albert Uderzo (1959)
24- Kel Kantocu - Eugène Ionesco (1952)
25- Cinsellik Üzerine - Sigmund Freud (1905)
26- Zenon - Marguerite Yourcenar (1968)
27- Lolita - Vladimir Nabokov (1955)
28- Ulysses - James Joyce (1922)
29- Tatar Çölü - Dino Buzzati (1940)
30- Kalpazanlar - André Gide (Nobel Ödüllü 1925)
33- Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel García Márquez (Nobel Ödüllü 1967)
34- Ses ve Öfke - William Faulkner (Nobel Ödüllü 1929)
35- Thérèse Desqueyroux - François Mauriac (Nobel Ödüllü 1927)
36- Zazie Metroda - Raymond Queneau (1959)
37- Duygu Karmaşası - Stefan Zweig (1927)
38- Rüzgâr Gibi Geçti - Margaret Mitchell (1936)
39- Lady Chatterley’in Sevgilisi - D. H. Lawrence (1928)
40- Büyülü Dağ - Thomas Mann (Nobel Ödüllü 1924)
41- Günaydın Hüzün - Françoise Sagan (1954)
42- Le Silence de la mer (Fransızca) - Vercors (1942)
43- Yaşam Kulanma Kılavuzu - Georges Perec (1978)
44- Baskervillerin Köpeği - Arthur Conan Doyle (1901–1902))
46- Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald (1925)
47- Şaka - Milan Kundera (1967)
48- Il disprezzo (İtalyanca) - Alberto Moravia (1954)
49- Roger Ackroyd Cinayeti - Agatha Christie (1926)
50- Nadja - André Breton (1928)
51- Günaydın Hüzün - Louis Aragon (1944)
52- Le Soulier de satin (Fransızca) - P
53- Altı Kişi Yazarını Arıyor - Luigi Pirandello (Nobel Ödüllü 1921)
54- Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı - Bertolt Brecht (1959)
55- Cuma ya da Pasifik Arafı - Michel Tournier (1967)
56- Dünyaların Savaşı - H. G. Wells (1898)
58- Yüzüklerin Efendisi - J.R.R. Tolkien (1954–1955)
61- Martin Eden - Jack London (1909)
62- Bir Tuz Denizi Şarkısı - Hugo Pratt (1967)
63- Yazının Sıfır Derecesi - Roland Barthes (1953)
64- Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru - Heinrich Böll (Nobel Ödüllü 1974)
65- Sirte Kıyısı - Julien Gracq (1951)
66- Kelimeler ve Şeyler - Michel Foucault (1966)
67- Yolda - Jack Kerouac (1957)
68- Nils Holgersson’un yabankazlarıyla maceraları - Selma Lagerlöf (Nobel Ödüllü 1906–1907)
69- Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf (1929)
70- The Martian Chronicles (İngilizce) - Ray Bradbury (1950)
72- Tutanak - Jean-Marie Gustave Le Clézio (Nobel Ödüllü 1963)
73- Tropismes (Fransızca) - Nathalie Sarraute (1939)
74- Journal 1887-1910 (Fransızca) - Jules Ren
75- Lord Jim - Joseph Conrad (1900)
76- Yazılar - Jacques Lacan (1966)
77- Tiyatro ve İkiz - Antonin Artaud (1938)
78- Manhattan Transfer - John Dos Passos (1925)
79- Ficciones Hayaller ve Hikayeler - Jorge Luis Borges (1944)
80- Moravagine (Fransızca) - Blaise Cendrars (1926)
81- Ölü Ordunun Generali - İsmail Kadare (1963)
83- Çingene Romansları - Federico García Lorca (1928)
85- Çiçeklerin Meryem Anası - Jean Genet (1944)
86- Niteliksiz Adam - Robert Musil (1930–1932)
88- Gönülçelen - Çavdar Tarlasında Çocuklar - J. D. Salinger (1951)
90- Blake ve Mortimer - Edgar P. J
91- Malte Laurids Brigge’nin Notları - Rainer Maria Rilke (1910)
92- Değişme - Michel Butor (1957)
93- Totaliterizmin Kökenleri - Hannah Arendt (1951)
94- Usta ile Margarita - Mihail Afanasyeviç Bulgakov (1967)
95- Triloji: Seksus, Pleksus, Neksus - Henry Miller (1949–1960)
96- Büyük Uyku - Raymond Chandler (1939)
97- Amers (Fransızca) - Saint-John Perse (Nobel Ödüllü 1957)
98- Şapşal Gazi - André Franquin (1957)
99- Yanardağın Altında - Malcolm Lowry (1947)
100- Geceyarısı Çocukları - Salman Rüşdi (Salman Rushdie - 1981)

Peygamber Efendimizin(sav) 80 tane sünneti

1) Affetmek
2) Çalışmak
3) Süt içmek
4) Saç örmek
5) Etli yemek
6) Koşmamak
7) Saç uzatmak
8) Koku sürmek
9) Sohbet etmek
10) Kabak yemek
11) Teravi kılmak
12) Selâm vermek
13) Yardımlaşmak
14) 3 kez sarılmak
15) Sahur yapmak
16) Düzenli olmak
17) İlim öğrenmek
18) Sessiz ağlamak
19) Sadaka vermek
20) Ezanı dinlemek
21) İki öğün yemek
22) Teşekkür etmek
23) Temiz giyinmek
24) Birbirini sevmek
25) Pazarlık yapmak
26) Hal hatır sormak
27) Tebessüm etmek
28) Misafir ağırlamak
29) Kıyafeti katlamak
30) Birbirini uyarmak
31) Artık bırakmamak
32) Kaşları düzeltmek
33) İğne iplik taşımak
34) Eşikte oturmamak
35) Ölümü hatırlamak
36) Misafiri uğurlamak
37) Sevdiğini söylemek
38) Heybetli görünmek
39) Yumurtayı yıkamak
40) Yastıksız yatmamak
41) Birbirine sabretmek
42) Doymadan kalkmak
43) Yerde yemek yemek
44) Gül suyu kullanmak
45) Davete icabet etmek
46) Yemeği yavaş yemek
47) Sebze ve eti yıkamak
48) Öğle uykusu uyumak
49) Ekmeği elle koparmak
50) Yeri gelince konuşmak
51) Vakıa sûresini okumak
52) Misafire ilgi göstermek
53) Hasta iken hamdetmek
54) İlk verilen sözü tutmak
55) Yemeğe tuzla başlamak
56) Beyaz ve yeşil giyinmek
57) Yavaş ve tane konuşmak
58) Suyu üç yudumda içmek
59) Yoldaki engeli kaldırmak
60) Yemekte güzel konuşmak
61) Kahvaltıda 7 zeytin yemek
62) Aynaya bakınca dua etmek
63) Misafiri tekrar davet etmek
64) Sabah uyanınca el yıkamak
65) Birbirinin kusurunu örtmek
66) Elleri ve yüzü kurulamamak
67) Akşam bulaşık bırakmamak
68) Yemekten sonra tatlı yemek
69) Yemeklerin ağzını kapatmak
70) Su içerken kıbleye yönelmek
71) Kapı açıldığında yan durmak
72) Her işe besmele ile başlamak
73) Çatlak bardaktan su içmemek
74) Yemeğe besmele ile başlamak
75) Arkadaş ziyaretinde bulunmak
76) Seccadeyi sünnet üzere katlamak
77) Abdest alırken yüzüğü cevirmek
78) Cuma günü gusül abdesti almak
79) Bir şey yerken 3 parmakla yemek
80) İsraf etmemek ışıkları söndürmek......

BİZ ÖLÜNCE NE OLACAK?

Bu yazıyı empati yapmak için sessiz bir ortamda okuyunuz.

1- Gelecek ile ilgili ve geçmişte halledilmesi gereken bir sürü işlerimiz varken bir kaza, ani ölüm, mutad ölüm gibi bir nedenle öldük.

2- İlk iki saat içinde dost, akraba ve hasımlarımız öldüğümüzü duyacak.

3- İlk bir kaç saat en yakınlarımız, arkadaşlarımız, çocuklarımız şok geçirecek ve ağlayacaklar.

4- Cenazemizin olduğu yere, eve, hastaneye toplanacak, herkes birbirine baş sağlığı dileyecek. Ani ölümdü, çok iyi biriydi diye konuşacak, erken öldüğümüzü düşünerek bize acıyacaklar.

5- Cenazemizin techiz, tekfin işlemleri yapılacak ve aile büyükleri cenaze namazımızın kılınacağı camiyi ve mezarlığı kararlaştıracak. Sms ile herkes yakınlarına bunu duyuracak.

6- Falan... Falan sevdiğimiz dostumuz, kardeşimiz, arkadaşımız hakkın rahmetine kavuşmuştur. Başımız sağ olsun. Cenazesi yarın öğle namazı sonrası falan camiden kaldırılacak ve filan mezarlığa defnedilecektir.

7- Oturduğumuz mahalle imamına bizim için bir sela okunması rica edilecek ve hoca, mahalleye bizim öldüğümüzü duyuracaktır.

8- Cenaze namazımız kılınırken kadınlar uzak bir yerde duracak, derinden gelen ağlama sesleri ön tarafta bulunan cemaati de etkileyecek, onlar da kısa göz yaşları ile sessizce buna eşlik edecek.

9- Hoca cenaze namazımız için safları sık tutalım diyecek, artık bizim adımızı ilk olarak o kullanmayıp bizden "Merhum" diye bahsedecek. Herkes son bir kez ellerini bizim için kaldırıp cenaze namazımızı kılacak ve hoca cemaate dönerek: Merhumu nasıl bilirdiniz, hakkınızı helal ediyor musunuz? Diye soracak. Herkes, hakkını helal eden de etmeyip cemaatin huzurunu kaçırmak istemeyen de "Helal olsun" diye cevap verecek.

10- Cenaze namazı bitince cemaatin bir kısmı evine, işine gidecek, bir kısmı da dünyadaki son anımıza kadar bize eşlik edecek.

11- Cenazemiz omuzlara alınıp cenaze arabasına götürülürken annelerimizin, eşlerimizin, çocuklarımızın hıçkırıklara boğan ağlama sesleri herkesi derinden üzecek. Erkekler olmasa kadınlar cenazenin götürülmesine izin vermeyecek.

12- Kadınların büyük çoğunluğu buradan cenaze evine geçecek, bir kaç yakınımız mezarımızı görmek için gelecek.

13- Cenaze konvoyu mezarlığa sessizce gidecek. Düğün konvoyu gibi ortalığı velveleye vermese de herkesin sözü boğazında düğümlenecek, içerden içeriye kıyametler kopacak.

14- Mezarlığa gelince arabadan omuzlara taşınan cenazemiz ağır ağır mezarımıza götürülecek ve mezarın içi son bir kontrolle temizlenecek. Cemaatin tamamı gelince tedfin işlemleri de başlayacak.

15- Hoca bir taraftan yasin okurken diğer taraftan sevdiğimiz en yakınlarımız tabuttan bedenimizi çıkaracak ve kefenli bedenimizi iki metre karelik toprağa sakince yerleştirecek.

16- Yasin biterken, cenazemizin üzeri taşlar ile kapatılacak ve herkes bizim için son vazifesini yapacak, birer ikişer kürek toprak atacak. En yakınlarımız bu toprağı atarken, kirlenmekten kaçınmayacak ve mezarımız da bitmiş olacak.

17- Hoca son bir kez ayağa kalkacak ve adımızı anne adımız ile söyleyerek bize kabir hayatı ile ilgili birkaç hatırlatmada bulunacak. Hoca telkini bitirince el fatiha deyip bizimle vedalaşmanın sonunun geldiğini duyuracak.

18- Kabrimizin üzerine bir ibrik su dökülecek ve sevenlerimiz başta olmak üzere, herkes ordan ayrılacak.

19- Bazıları son bir umutla mezarımıza bakacak ve onlar da ayrılacak.

20- Öldüğümüz gibi malımız ile irtibatımız koptu. Burada da sevdiklerimiz ile irtibatımız tamamen kopacak. Artık kabirde ben, kefenim ve amellerim ile kalıverdik.

21- Kabir melekleri gelecek ve bize dünyada yapıp ettiklerimizi bir bir soracak. Rabbimizi soracak, dinimizi soracak, peygamberimizi soracak. Bu kısa sorulardan sonra namazımızın durumunu soracak, kimseyle kan davası, kin davası olup olmadığını soracak. Artık bir başımıza kaldık.

22- Kabir melekleri gelinceye kadar bu olayların hepsi bize rüya gibi gelecek. Rüyada olduğumuzu zannedeceğiz. Uyanınca rüyamızda olanları anlatacağız deriz. Ama kabir meleklerini görünce bunun rüya olmadığını o zaman anlayacağız.

23- Cenaze evinde taziyeler yapılacak, fatihalar okunacak, dualar edilecek, hatimler okunacak. İlk gün acımız onlara büyük gelse de ikinci üçüncü gün sıradan bir hale gelecek.

24- Üçüncü gün son bir oturum ile mevlit okunarak ya da dua edilerek herkes dağılacak ve cenaze evi işi de son bulacak.

25- Bir hafta içinde nüfus müdürlüğüne gidilip adımız kayıtlardan düşülecek, öldü denilecek.

26- Öldüğümüzü duymayanlar bilmeden telefonlarımızı arayacak. Ya ulaşamayacak ya da telefonu açan bizim öldüğümüzü söyleyecek. Böylece bir kaç hafta içinde herkes ölmüş olduğumuzu duyacak.

27- Nüfusta ölü yazıldığı gibi arkadaş ve akrabalarımızın telefonlarından da silineceğiz. Herkes numaramızı gördüğü gibi silecek ve telefonlardan da silineceğiz.

28- Bizden bahsedenler adımızın başına merhum, rahmetli kelimesini koyacak ve o şekilde bizden bahsedecek. Artık ünvanımız "rahmetli" olacak. Zamanla ismimizi de kullanmayacaklar. Böylece isimlerimiz de kalplerden silinecek.

29- İşte ölünce başımıza bunlar gelecek.

30- Rabbim hepimize hayırlı sonlar nasip etsin. Ani ölümden muhafaza eylesin. Kul hakkıyla ölmekten, Allah hakkıyla gömülmekten muhafaza buyursun.

Murat PADAK
Şanlıurfa Diyanet Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi

✍Hanımlar İle Alakalı Allah Rasulü'nün (Sav.) Mübârek Sözleri:
1. Güzel amel sahibi bir kadın, yetmiş veliden üstündür.

2. Kötü amel sahibi bir kadın bin kötü amel sahibi erkekten daha kötüdür.

3. Hamile bir kadının iki rekât namazı hamile olmayan bir kadının yetmiş rekât namazından daha hayırlıdır.

4. Bir kadının kendi çocuğuna emzirdiği her yudum süt için ayrı ayrı ecir vardır.

5. Evin erkeği eve yorgun geldiği zaman hanımı güler yüzle hoş geldin derse yarım cihat sevabı alır.

6. Bir kadın çocuğunun ağlaması sebebiyle gece uyuyamasa o kadına yirmi köle azat etme sevabı verilir.

7. Bir kadın kocasına, bir koca da hanımına rahmet ve merhametle bakarsa Allah Teâlâ’da her ikisine rahmetle bakar.

8. Bir kadın ki kocasını Allah yoluna gönderiyor ve kendisi de âdâbı ile evinde oturursa, kocasından beş yüz sene evvel cennete girecektir. Yetmiş bin meleğin ve hurilerin sultanı olacaktır. Cennet suyuyla yıkandıktan sonra yakuttan yaratılmış bir at üzerinde kocasını karşılayacaktır.

9. Bir kadın hasta olan çocuğu sebebiyle uyuyamasa ve onu rahatlatmak için uğraşırsa Allah Teâlâ onun günahlarını affeder ve on iki senelik kabul olunmuş ibadet ecri verir.

10. Bir kadın süt veren hayvanını besmele çekerek sağmaya başlarsa o hayvan onun için dua eder.

11. Bir kadın besmele çekerek hamur yoğurursa Allah Teâlâ onun rızkına bereket verir.

12. Bir kadın Allah’ı zikrederek evini süpürürse Kâbe’yi süpürmüş gibi ecir ve sevap alır.

13. Bir kadın beş vakit namazını kılar, namusunu muhafaza eder, kocasına itaat ederse, Cennete dilediği kapıdan girer.

14. Kocasına itaat etmeyen kadının kılmış olduğu namaz başından yukarı geçmez.

15. Hamile olan bir kadına gündüzleri oruç tutmuş geceleri de ibadetle geçirmiş gibi sevap verilir.

16. Bir kadın doğum yaparsa Allah Teâlâ ona yetmiş senelik namaz ve oruç sevabı yazar. Çektiği zahmetlere ve her damara gelen sancıya bir hac yapmış sevabı verir.

17. Eğer bir kadın doğumdan sonra kırk gün içinde ölürse ona şahadet (şehitlik) derecesi verilir.

18. Eğer çocuk gece uyanır, annesi de beddua etmeden ona süt emzirirse kendisine bir senelik namaz ve oruç sevabı verilir.

19. Çocuk sütten kesildikten sonra gökten bir melek iner ve çocuğu emziren anneye şöyle nida eder. Allah sana cenneti vacip kıldı.

20. Kocası söylemeden bir kadın kocasına hizmet yaparsa yedi tane yetmiş gram altın tasadduk etmiş sevabı verilir. Kocası söyledikten sonra yaparsa yedi tane yetmiş gram gümüş tasadduk etmiş sevabı verilir.

21. Eğer kocası kendisinden razı olduğu halde bir kadın ölürse cennet o kadına vacip olur.

22. Saliha bir kadın yetmiş erkekten üstündür.

23. Hanımına bir mesele (ilim) öğretene yetmiş senelik ibadet sevabı verilir.

24. Tesettürüne dikkat eden kadına cennette Allah Teâlâ’nın hususi rahmeti olacaktır.

25. İnce elbise giyen kadınlar, yabancı erkeklerde şehvet uyandıran kadınlar, dışarı çıkarken süslenip koku süren kadınlar, ne cennete girecekler nede kokusunu duyacaktır.

Change, bir alıntı ekledi.
 14 May 13:14 · Kitabı okuyor · Beğendi

Yeni Hayat
Avustralya'da yapılan bir araştırmaya göre 25 yaşından büyüklerde bir saat televizyon izlemek ortalama yaşam süresini 22 dakika kısaltıyormuş. Bir sigara ise on bir dakika kısaltıyor. Radikal 17 Ağustos 2011

Vatan Yahut İnternet, Mustafa Kutlu (Sayfa 44)Vatan Yahut İnternet, Mustafa Kutlu (Sayfa 44)

Samanyolunda Ziyafet Okuma Etkinliği
Geleneksel olmayan hatta ilk defa başlatacağım bir etkinliğin hayırlı olması temennisiyle başlayayım o vakit. Sevgili hanımefendi ve beyefendi kardeşlerim, abilerim, ablalarım; düşündük, taşındık -merak etmeyin hala buralardayız- ve bir Sezai Karakoç okuması yapalım dedik. Ee Ramazan yaklaşıyor şükür ki, Ramazan'a da haliyle Sezai Karakoç'un oruç yazılarının toplamından oluşmuş bir kitabımız olan Samanyolunda Ziyafet kitabımız da eşlik etsin istedik. Size de uygun olursa Ramazan ayının ilk günüyle başlayıp bayramda da bitirirsek bu etkinliğin tadından yenmez diye düşünüyorum :)

Bu etkinliği başlatmam için fazlasıyla ısrar eden Burak 'ı hatırlamadan geçemeyeceğim. Güray Süngü etkinliğinin vakti olamayacağından kaçtım gibi ama görüyorsunuz bundan kaçamadım. Pek tabii bunlar latife efendim yoksa gayet istekli ve şevkle başlıyoruz inşallah. Siz de bir parça bize yardımcı olursanız, okursanız, okursak, okutursak daha ne olsun ki :)

O halde ben şimdiden birkaç katılımcı ismi yazarak giriş yapmak istiyorum inşallah. Sizin de yorumlarda belirtmeniz kâfi olacaktır. Şimdiden teşekkür ederim :)

Etkinlik Tarihi: 15 Mayıs 2018 - 14 Haziran 2018

Katılımcılar:
1) Gökçe
2) Burak
3) Büşra Bayırlı ****
4) Büşra
5) Onur Değer
6) Büşra A.
7) Sâirfilmenâm
8) Aslı Uzun
9) Harun Mert
10) hatiice
11) sitare
12) salih
13) Sümeyra Bozyiğit
14) Sena Ç
15) Nisa
16) Hatciş
17) Osman Y.
18) Şeyma Öztürk
19) emine çelikbaş
20) Taedium Vitae
21) Nurşen
22) Eda
23) Taha
24) Rabia
25) Dolunay Hamurcu
26) Mevsim Ahenk
27) Slh TRHL
28) Ahmet mulayim
29) Ebru&Hasan
30) Elif
31) Afife Betül
32) Meryem Yılmaz
33) sueda reyyan
34) Süha Murat Kahraman
35) Derya (Bahir) DENİZ
36) Zeynep Demir
37) Hakan Can
38)
39) https://1000kitap.com/birkapi
40) Sinem Demir
41) Mine Arapoğlu
42) Yusuf Ö.
43) Übeyde Gencal
44) Abdullah Okur
45) Yogumiyeci
46) Tuba Nur Aslan
47) https://1000kitap.com/Meftunnn
48) 'Dilhûn'
49) ibrahim terzi

Senem Özcan, Kulağımızdan Bizi Kimler Yönetiyor'u inceledi.
 12 May 19:29 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

#28549333


1977 YILI İLK BASIM OLAN KİTAP SAYIN ABDULKADİR DURU BEY'E AİT. ÇOK SEVEREK OKUDUĞUM KİTABINI SİZLERE TAKDİM EDİYORUM...

“Dostunu, düşmanını tanımayan, hayvandan beterdir. Çünkü hayvan; dostunu, düşmanını tanır.
İşittiğine tespit etmeden inananlar, hayvan tiplere hayvan olmaktan kurtulamazlar.”
“760lardan, 1977 şu günleri¬mize dek neler oldu da, bugün ye¬niden girişiyoruz hiç yokmuş gibi.
Neden tatminkâr değil mille¬timiz, bireylerimiz? Bunun cevabı İspanya’daki medeniyetimizden günümüze kadar aradık. Nicel olayların, nitel kısımlarını izledik. Saadet güllüğümüze haşaratlar dadanmış.
Bireylerimizin, ailelerimizin derinliklerinden yönetimlere dek gözledik. İspanya Endülüs’teki parlak kültürümüzden, Anadolu-muzdaki Selçuk devrine sıçramış. Sönerken, yiğitlerimiz yetişmiş, kurtarmışlar.”
“Türkiyemizde bizim tarihleri¬miz yok. Olanlar da bölük pörçük. Bu gidiş nereye? Bizim bizden haberimiz ol¬maz ki... İşte bundan gençlerimiz şaşırgındır. Çünkü bizim tarihimiz yok elimizde.Baştan başa işte Tür¬kiye! Endülüsteki medeniyet tari¬himiz yok. 1942'lerden beri aradık. Yok ki bulamadık. Nihayet Batı ülkelerinden buldurduk. Endülüs medeniyeti¬mizden bazı eserler. İzlerimizin yarısı kaybolmuş, birazı silinmiş.
Ufak tefek bazı izlerde şunla¬rı görüyoruz. 770'lerden başlamış teknolojimiz.Uçaklarımız, taşıtları-
mız, matbaalarımız. Günümüzden daha ileri o zamanki tekniklerimiz. Kültürümüz, medeniyet hamleleri¬mizin her yönlü ilerlemelerini şöy¬le okuyoruz batı yazarlarının ka¬lemlerinden:
Endüstride pamuktan yapı¬lan Cepken yelek ve ceketler, özel bir mahiyet arzediyordu ki, giyenlerin üstüne türkü yakılıyor¬du. Günümüzde henüz ona yetişi-lememiştir.
Kâğıt imâli ve geliştirmeleri her cins kâğıdı ortaya koymuştu. Bu devirde batı, yazı yazmayı dahi bilmiyordu. Bizim o zamanki matbaamız, bugünkünden farksız sa-yılır. Üçüncü Abdurrahman'ın Halifenin devlet dairelerinin evrak sistemini matbu yaptırdığı batıda takdirle anılır.
Teknikte: Pusula ve mıknatıs, daha gelişmelere yol açmıştı. Barut formülleri bir yandan, ateşli savaş araçları, torpillerin de geliştirilmesi devam ediyordu. Topların gelişkin oluşunu ayrıca anmak yerinde olacaktır. Motorlu vasıtaların modeli antikadır batıda. Sulama usullerine ince su serpişi eklenmesi de hayret vericidir ki, batılıların o zaman yıkanmadıkları, yılda bir iki defa soğuk su ile silindikleri kaydedilir. Buyurun medeniyeti. Kendimizi hiçe sayan beyefendiler hemen şuraya baksalar yetecek. Batıda kendi vücutlarını yıkamak bilmezlerken, biz, yağmurlama usûlü bahçelerimizi suluyoruz. Dünyada ilk defa sayı işaretleri ve matematik bizden çıkmıştır. Dünya, matematik bilimini de öteki dallarda olduğu gibi Müslüman Türklere borçludur.
Meridyen dairesinin bir derecesini tam sıhhatli bir şekilde ölçen Ebu Muhammed'i, dünya anmaktadır. Her saate bakanın da; Ahmet'in, ilk bakırdan yaptığı saati hatırlaması doğaldır.
Bu iki kardeş, yıldızların do¬ğuş ve batışlarındaki değişiklikle¬ri hesaplamış, ona göre son dere¬ce doğru çalışan bir aleti meyda¬na getirmişlerdir. Astronominin tamlaşması bizdendir ki, o zaman gökle ilgilenmek, batıda en büyük günah sayılıyordu. Hal böyle iken, Hekim İbni Firnas başkanlığında uçağın en âlâsı yapılmıştır. Üzeri¬ne süs olarak da kumaş ve tüy iş¬lenmiş, semalara hakimiyet kurul-muştur.
Bugünkü uçakların onun ka¬dar havada durmaya, süzülmeye henüz yetişemediği kaydedilmek¬tedir…”
“Biz Türkler sanayide, teknolojide, ticari işlerde örnektik tarihlerde. Bu gerçek gizlenemez. Göreceğiz kaynak¬lar vererek kitaplarda. Ancak kahra¬manlıklarımız savaşlarda, mertçe oldu¬ğu için cephelerde. Ağır bastığı için göze daha çok çarpmış. Çekemeyen¬ler Türklere "Tek savaşçıdır" demişler. Günümüz gençleri de o lâflara inan¬mışlar.
Savaşların nedenlerini, siyasi ko¬nuları ilerde açıp inceleyeceğiz enine boyuna. Şimdi konumuz; iyilik korun-mazsa, kötüler onun düşmanıdır.
Sanayileşmemiz, ticari gelişme¬miz evvellerden düşmanlarımızı çok perişan ederdi. Antika diye Türk eser¬leri halâ batıda yankı yapmaktadır. Bu gerçekleri gözler önüne daha açık ser-gileyeceğiz.
Biz Türkler dünya insanlarına örneğiz. Bu gerçek, kuşku götürmez. Türkler diyoruz. Birinci Tanzimattan buyana bakıp da aldanmayalım. Dünyanın en kötü hainleri de var¬dır muhakkak. Adlarına hayvan tipler diyoruz. Hayvan tipler ve hayvan tiple¬rin hayvanlarından (hainler) bazı müs¬pet vesikalar, kaynaklar da gösterece¬ğiz.
Bizi içimizden çökertmek için yüz yıllardan beri sinsi sinsi uğraşan hay¬van tipleri ve onların hayvanlarını, En¬dülüs'lere varmadan hemen Türki¬ye'den biraz gösterelim”
İHANET BELGELERİNE İYİ BAKALIM!..
“Mert ve cesur insanlar, sinsi düş¬manlarını sezemezler.”
“Biz birbirimizi suçlayacağımıza, gençlerimize hoyrat gibi bakacağımıza, kimlerin elinde oyuncak olduğumuza baksak, hemen el ele tutup kendimizi kurtaracağız.” Anlayana bir örnek de yeter. 1939-40'larda hayvan tiplerin hayvan¬ları (hainler) Polonya'yı ne yaptılar. Ona bakalım, ona göre bizi kulağımızdan yönetenlerin neler yaptıklarını da, ya¬pacaklarını da biraz olsun anlayabilelim. Alman - Rus savaşında Polon¬ya'nın burnu bile kanamazdı. İçindeki 10500 haindir Polonya'yı Rus'a, Al-man'a paylaştıran. Çorçil, Rozvelt hay¬van tiptir. (1) Polonya gafil avlanmış-tır. 3500 hain, Nazi emniyeti olan (G.S.P)'ya intisap etmiştir. Hain Amiral Kanaris'e, Polonya'nın en mühim stra¬tejik sırlarını, dosyalar halinde Berlin'e göndermişlerdir.
2650 hain, Sovyet Casus Teş¬kilâtına aynı şeyi yapmışlardır. 325 ha¬in de İngiliz "Entellijans" hesabına ve 850 hain de Amerika istihbaratına inti¬sap ederek, Polonya'yı paylaşmışlar¬dır. Müstevlilere, fiilen yol gösterip Po¬lonya'nın vurulacak yerlerine getirmiş¬ler ve onlar bugün komünisttir.
Bizdeki hainlerin ise durmadan çalışmalarını sürdürdükleri apaçık önü¬müzdedir. Bugün başkentimiz Anka¬ra'nın Maltepe'sinde seks kulüpleri bi¬le, açıktan açığa çalışmaktadır.
Bir yandan millî benliğimizi inkâr ettirdikleri gençlerimize.bir yandan bir¬birlerini kırdırdıkları yetmiyormuş gibi, bir yandan da dış ülkelere daha berbat bağımlılıklara sokuyorlar.”
“İşte Müslüman Fikir Ve İnancını Şaşırtanlar.
- Yeni Eflâtuncu Yahudi Filozof¬larından matematikçi ve astronom,
Barselonalı, Abraham bar Hiya.
- Yeni Eflâtuncu olup, Aristo Mu'tezile öğretilerinin nakilcisi ve yo¬
rumcusu, ekleklik Yasef İbn Saddik.
- Yahudilikle Aristo felsefesini uzlaştıran, ilk Yahudi Aristocularından
sayılan Taledo'dan Abraham İbn David
(Davud).
- Yahudi, İspanyol nakilci filozof, Avenzoor.
-Yahudi bilgin ve çeviricileri, Tuleytule'li Yahude ben Şaloma Kohen, bunu takiben Gerşan b. Şalomo Şolo-man b. Yosef'ta Eyyüb. (Barselona1!! Zarah'in B.İzak).
- Yahudi felsefecilerinden Levi-ben Abraham Hayim.
- Kabbala Panteist Yahudi Misti¬sizminin en önemli eseri Zohar.(Seyfer
ha Zohar).
- Yahudi akılcılarından Rasyonalis felsefeci Yosef Kospi.
- Güney Fransa'da Bagnols'dan Yahudi felsefecilerden Levi ben Ger-
son (Gersonides)
- Yahudi felsefeci ve felsefi ede¬biyatçılarından Şemtov ilan Falgera:
İbn Rüşd'le ilgili çalışmalarını Yunanla karıştırdı.
- İtalyalı felsefeci Hilel ben Samuet ve çağdaşı Izak Albalag.
- Yahudi felsefeci baş hahamlar¬ dan Hosdai Kreshas (Cıescas).
- ispanya'da Ortaçağ din felsefe¬cilerinden Kreskos'ın çağdaşı Simon
ben Semah Dvıan.
- Narbon'lu felsefeci Moşe ben Yoşva (Moşe Varboni).
Yahudi bilgin ve çeviricilerinden Kalonimas b. Meir,Kalonimas b. David
b. Todros, Rob Samuel b. Yehuda b. Meshulam, Romalı Yudan ben.Moses ben Danyel ve bunun gibiler. (1)
işte böylece kitap çalma, isim çalma, değişik isim kullanma, islâm eserlerini kendilerine maletmek gibi binlerce hile ile muazzam İslâm kül¬türünün varlığını kaybetmeye uğraş¬mışlardır. Bizim daha çok şey açıkla¬mamıza gerek yok. Bu konularda uğ¬raşan araştırıcı Avrupalı bilim adamla¬rının elimize geçen kitabının arka ka¬pağında şu sözleri okuyoruz.
"Avrupa'nın ilim ve teknikte, bu¬günkü baş döndürücü bir noktaya ulaşmasında tek mesnet teşkil ettiği, muhteşem ve cihanşümul «İSLÂM MEDENİYETİ» dir."

AMERİKA'NIN TÜRKİYE'YE GİRİŞİMLERİ
İstanbul'da çalışan diplomat Don.S.S.Cox'un verilerine göre Ameri¬kan Bord'un 1900 yıllarında başlayan faaliyetleri:
Meşgul olunan kasaba, köy sayı¬sı……349
Bu faaliyet İçin angaje edilen Amerikan Ajanı..…..254
Türk tebaasından yardımcılar 1049
Yüksek okul ve kolej sayısı 35
Yatılı kız okulları 27
Genel okullar 508
Eğitilen talebe sayısı 25.171
Mabet adedi 400
Her servise devam edenler 50.000
Teşkilâtlı kiliseler ..138
Bir yılda sarfedilen propaganda broşürü……..100.000
Bir yılda sarfedilen poropaganda kitabı……. 50,000
Devamlı yayın yapan gazete... 13 Kitap baskı makinaları, emlâk kıymeti ……1.000.000
Bir yılda Türkiye'de dağıtılan pa¬ra…. 700.000
Mr. H.D.Dwight, 1895'de Ameri¬kan Bord adına yaptığı açıklamada "Yaklaşık olarak 65 yıldır Türkiye'de faaliyet yapmakta olan Amerikan Bord Of Mission geniş bir eğitim, basın ve yayın düzenine sahiptir" demiştir. Pa¬palık ve istanbul'daki Fransız elçisinin çalışmaları sonunda 1583'de Osmanlı hükümeti kendi halkının, başka devletin göndereceği öğretmenler tarafın¬dan eğitilmesi kararını almıştır. Bu sıra¬da başta Hırvat (Macar devşirmesi) Si-yavuş Paşa bulunmaktadır.
Bu karardan sonra (17-18-19 ve 20. Yüzyıllarda) 216 Amerikan okulu, 75 ingiliz okulu, 137 Fransız okulu vardı.
XIX. yüzyılda Amerikan Bord şirketi de asıl hedefi siyasi hakimiyet ve kültür emperyalizminin zafere ulaşmasına yardımcı olmak doğrultusunda ve bu faaliyeti yapıyorlardı. Ayrıca Genel bir tasnif yapılırsa:
a) Rus misyoner örgütleri,Balkan ülkelerini.
b) İngiliz (C.M.S.) Arap ülkelerini.
c) Amerikalılar, Ermenileri.
Fransızlar, kuzey Afrika ülkele¬rini Osmanlı İmparatorluğumdan koparmak istemiş ve hepsi de Hristiyanlık idealinde Türk'e karşı tek cephede savaşmışlardır. Temelindeki hayvan tiplerdir
MİLLİYETÇİLİĞİN TANIMI:
Bizim anladığımız milliyetçilik : Amaç birliğidir.
Aynı varlığa inanmış kişiler, aynı hedefe varmak amacını güder, o yolda aynı amaçla yarışırlar... İşte o kişile¬rin her biri, milliyetçidir. Milliyetçi kişiler onlara deriz.
Demek oluyor ki sağlam bir inanç ile bir hedefe varmak amacında olmayanlara, milliyetçi diyemeyeceğiz.
Bu gerçekten baktığımızda: Aynı köyün insanları, aynı yurdun adamları, insanların akrabalıkları, hatta kardeş¬ler bile aynı inançta, aynı hedefe var¬mak amacı ile yarışmıyorlarsa, milli-yetçi değildirler ve olamazlar.
insanlar, başka tür yakınlık ve yandaşlıklarıyla da milliyetçilik edemezler.
Akrabalık başka.milliyetçilik başkadır. Hemşehrilik başka, milliyetçilik başkadır. Yurttaşlık başka, milliyetçilik başkadır.
Bugünkü anlamda dindaşhk, ya da fikirdaşlık,arkadaşlık gibi olumlarda da milliyetçilik bulunamaz.
Milliyetçilik hüviyeti: İnanç birliği ile, aynı hedefe varmak amacı ile ya¬rışmakla, o yolda her şeyini feda etmekle ispat edebilirler...

Kitabın her bir cümlesini burada paylaşmak isteyeceğim kadar muazzam bir kitap. O yüzden biraz uzun oldu galiba :D
KİTAPTA DAHA ÇOK DUYDUKLARIMIZDAN NASIL YÖNETİLDİĞİMİZ, KAVRAM KARIŞIKLIĞI İLE NASIL ASİMLE OLDUĞUMUZA VE YAHUDİLERİN BİZLERİ NASIL OYUNA GETİRME ÇABASINDA OLDUĞUNA BELGELERLE DEĞİNİLİYOR.
Sn. Abdülkadir Duru Beyin tüm kitaplarını neredeyse okudum ve kendime hepsini beşer defa okuma hedefi koydum. Bir çoğunu da bitirdim. 70 küsur kitabı mevcut.
Paylaşımlara, en çok okunan yazarlara bakıyorum hep yabancı ve ne yazık ki çok yüksek bir bölümü de bizleri verimsiz hayale sürüklemekten başka bir işe yaramıyor. Bizim, bizleri uyandıran, kendimize getiren kitaplara, milli düşüncelere ihtiyacımız var. Millilik particik değildir, ki bu kitapta da çok güzel değinilmiş. Yaklaşan seçim dolayısı ile de herkesin okuyup milli birlik içinde seçime yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Neden burda değiniyorum çünkü ülkem için önemli!. Kim üretim yapıyorsa, kim milletimi kalkındırıp, dış mihrakları, siyon-mason ve misyonları ifşa edip kanımızdan güçlenmemizi öneriyorsa onu başkan saymak vazifemizdir. Sayın Erol Erbaşın da dediği gibi “Başkan Başarandır!”

BİZLERE BÖYLE BİR ETKİNLİK VESİLESİYLE OKUDUĞUMUZU PAYLAŞMA İMKANI SAĞLAYANLARA, PAYLAŞIMDA BULUNANLARA ÖZELLİKLE NECİP BEYE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM