Yazarın kitabını tebrik ediyorum.
Akıcı ve sade, okuması yormuyor. Tarafsız yazılmış, bir genç olarak eğitim sisteminin bizlere nasıl hitap etmediğini ise çok güzel açıklamış.
Başlarda okurken anlaşıldığımı hissettim, çoğu yaşı büyük insan bunu yapamıyor. Kitabın kalanı da daha çok küçük çocuğu olanlara hitap eder zaten, oralardan bahsetmeyeceğim.
Dili sade, akıcı bir kitaptı.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, tam 8 puanlık bir eser olmuş. Böyle diyorum çünkü bazı konular daha da detaylandırabilirdi. Yazarın özellikle gençler hakkında fikirlerine bir genç olarak çok ama çok katılıyorum.
Bahsedilen şeylerin ezici bir çoğunluğu kapitalizm kaynaklı, keşke daha uzun değinilseydi buna.
Ağır başlamadı ama okumak sarmadı çünkü başından alışmak biraz zor ve aşırı ilgi çekici ilerlemiyor.
Ancak ben şimdilik böyle düşünüyorum, bütün ciltleri okuyacağım.
Fena değildi.
Akıcı mıydı? Bu kişiden kişiye değişir.
Çoğu macera, korku kitabı gibi. Okunuşu kafa yormuyor, ağır bir şekilde okumaya gerek yok.
Kötü değil, mükemmel de değil.
Okunabilir bir kitap.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Kasuga'nın içindeki boşluk bu ciltte de onu giderek pervasızlaştırıyor ve ne yapacağını şaşırıyor ancak eskisi kadar sert bir şekilde değil aksine yavaş yavaş, kendisiyle harmanlanarak.
En şaşırdığım şey Tokiwa'yı da kendisiyle sürüklemesiydi. Açıkçası onda da potansiyel var gibiydi ancak birden sevgili olmaları ilginçti.
İkisi de anlık hislerinin ve içlerindeki boşluğun esiri olmuş durumda, aralarında derin bir bağ kurulacak kadar uzun süredir birbirlerini tanımıyorlar bile ancak birbirlerini anlıyor ve de yaşıyorlar. Zaten mangada karakterler arasındaki bağlar bu şekilde ilerliyor, ilişkilerin yavaş ve ince başlanmasından ziyade karakterlerin birbirini yaşaması ve anlamasıyla.