Spoilerli =)
On beş yaşındaki bir çocukla otuz altı yaşındaki bir kadının arasında geçen aşk hikâyesini konu alan roman. Romanımızı büyüyüp artik kocaman bir adam olan Micheal Berg in ağzından dinliyoruz. Dinlerken geçmişle şimdi arasında duygu ve düşüncelerindeki değişimleride görüyoruz. Micheal in bağımlı, tutkulu, arzulu sevgisi insanın içine işliyor. Ve Hanna.. bi adamın yanında uzun süre kalabilmiş,zannımca onla geçirdiği vakitleri en guzel günleri saymış bir kadın aşık değilde nedir? Genelde ıncelemelerimi kisa tutar ve kitapla ilgili spoiler vermemeye gayret ederim.Bu kitapta nedense ıçimdekileri öylece anlatmak ve konuşmak istedim. O yüzden kitabı yakin zamanda okuyacaksaniz devam etmeyin :) Micheal in Hanna ya olan düşkünlüğüne son veren şey neydi? Yaşıtlarıyla daha fazla sosyalleşmeye başlaması ilgisinimi azaltmıştı, ilişkide kendine olan saygısını bir nevi yitirdiği için kendinemi kiziyordu ya da Hanna nin hayatının bir sır oluşumu uzaklastirmaktaydi onu.Belki de sadece büyüyordu bu yüzden kimbilir. Kitap boyunca bunu hep sorgulamışımdır.Ote yandan Hanna nin biranda ortadan kayboluşu da hanna nın aşkını sorgulatmadı değil bana. Nolursa olsun aşk için ölmeli aşk o zaman aşk:) ve ölmek demişken sayfayı çevirdigim anda hanna nin zamansiz ölümünü okuyor olmam kısa sureli bir şok yaşamama neden olmuştu. Kitapta geçen siyasi konulardan fazla bahsetmicem sadece Hanna nin durumuyla ilgili, işlenen suç o zaman varolan yasalara göremi, yoksa artik suçun karşılığı olmayan şimdiki yasalara göremi değerlendirilmesi gerekiri anlattığı bölüm beni çok etkilemişti. Insan gerçekten sormadan edemiyor? Neden geçmişin ve geçmistekilerin günahını, yanlışını, ayıbını şimdi yaşamak zorunda?? Naziler döneminde yaşamış acıya, ızdıraba , vahşete tanik olmuş ama susmus ya