Gülər

Gülüşüne yağmur damlası çarpsa, şiir olur... Bunu bir ben bilirim, Bir de gökyüzü... Cemal Süreya
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
UNUTULMAZ KAHRAMAN!
Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı Karabağ saldırısı başladıktan sonra Cengiz Mustafayev gazetecilik mesleğini icra etmek üzere bölgeye gitmiştir. 1991 yılından itibaren Azerbaycan Devlet Televizyonu'nda muhabir olarak çalışmaya başladı. Ancak sadece Azerbaycan çapında faaliyet göstermekle yetinmedi. Onun röportajları Azerbaycan'ın yanı sıra pek çok Avrupa ülkesinde ve ABD'deki çeşitli kanallarda yer aldı. Ancak Sovyet döneminde devlet televizyonunda var olan sansür ve ciddi yasaklar Cengiz Mustafayevi geniş faaliyet olanaklarından mahrum ediyordu. Bundan dolayı Cengiz haberlerini derlediği özerk bir haber stüdyosu kurdu. Cengiz Mustafayev, Azerbaycan-Ermenistan savaşının 1992 yılına kadar olan döneminde cephede olanları medyaya taşıyan önemli bir figür olarak rol aldı. Ülkenin savaştaki bölgelerinden haberler, askerlerle yaptığı özel röportajlar ve tüm bunların yanı sıra Azerbaycan'daki siyasi süreç hakkındaki derlemeler Cengiz Mustafayev'in haberlerini oluşturuyordu. Cengiz Mustafayev, Azerbaycan kamuoyunda röportajları ile ün kazanmış olsa da, dünya onu daha çok Hocalı'da çektiği filmle tanıdı. Cengiz Mustafayevin Hocalı'da Ermeni askerlerce yapılan katliamı gözler önüne sermesi ile Ermenistan'ın imajı tüm dünyada ciddi sarsıntıya uğradı. Cengiz Mustafayev savaş bölgesinde yalnızca bir muhabir olarak görev almıyor, aynı zamanda bir asker hatta kumandan gibi birçok görevi kendi üstleniyordu. Cengiz Mustafayev'in bir savaş muhabiri olarak cephede parlayan yıldızı yine cephede son buldu. 15 Haziran 1992 tarihinde Hocalı rayonunun Nahçıvanlı köyünde Azeri ve Ermeni askerler arasında çıkan çatışma sırasında, çatışmayı görüntüleyen Cengiz Mustafayev burada yaralanmış, sonrasında ise vefat etmiştir. Cengiz Mustafayev'in kamerası vurulmadan açıktı ve ölene dek çekim yapmaya
UNUTULMAZ TARİH...
Hocalı Katliamı'nın üzerinden tam 27 yıl geçti... Her yıl 26 Şubat'ta vahşice katledilen insanlar düzenlenen anma törenleri ile yeniden hatırlanıyor. Azerbaycan Askeri Savcılığının, Ermenilerin 26 Şubat 1992'de yaptığı Hocalı Katliamı'yla ilgili soruşturma dosyası, katliamın dehşetini ortaya koyuyor. Katliamdan kurtulmayı başaran 2 bin 213 kişinin soruşturma dosyasındaki ifadesi, 800'den fazla ekspertiz raporu ve diğer kaynaklardan edinilen bilgiler, Ermenilerin sadece işgalle yetinmediğini, sivilleri toplu şekilde katlettiğini kanıtlıyor. Hocalı Katliamı (Azerice: Xocalı soyqırımı),Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Ermeni güçleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubat'ta bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı kasabasında, Azeri resmî kaynaklarına göre, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'ten fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 sakin öldürülmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştır. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başları kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da maruz kaldığı tespit edilmiştir. Eski ASALA eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalı'ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan'ın ölümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kadeşimin Yolu (My Brother's Road) başlığıyla ABD'de çıkardığı kitapta Hocalı Katliamı'nı şöyle tasvir ediyor : Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni
Nazım Hikmet
Büsbütün unuttum seni eminim, maziye karıştı şimdi yeminim, kalbimde senin için... Yok bile kinim, bence sen de şimdi herkes gibisin.