İkinci dünya savaşına tanıklık etmiş yazarın etkilendiği duygu durumlarını ; evlilik,aile, ilişkiler üzerine irdeleyerek okuyucuya hikaye tadında aktarmış. Çocuklarını ve karısını bir otel odasında terk edip (bunu yoksulluğun getirdiği çaresizlik hissine dayalı olarak gösterdiği öfke kontrolü sorunlarına bağlıyor olsa da tüm yükü yine anne rolüne yüklemiş yazar.) tek başına bir hayat sürmeye çalışan arada da vicdani sorgulamalar, pişmanlıklar yaşayan ve fırsat buldukça alkol alan adamın duygusal geçişlerini kendi ağzından okuyoruz ve yine ,Sevgisi karşısında , yoksulluk ve çaresizlikle çocuklarıyla mücadele eden bir kadının düşüncelerini , hislerinin karşılıklığını buluyoruz.