1nevi

1nevi
"Diyemedim; maviye kan damladı içimden"
İçinde bulunduğumuz çağa egemen olan inançsızlıktır. Her çağda olduğu gibi inançsızlığın sergilendiği yıkımlar, adaletsizlikler, çirkinliklerle karşıkarşıyayız. Allah'tan, O'nun din, hukuk, ahlâk alanında koymuş olduğu ebedi kurallardan uzaklaşan insanlar zulüm örgütleri kurmuşlardır. Bu örgütler tutkularına, varsayımlarına, inançsızlıklarına genel geçerlik kazandırmak için, bilim, akıl gibi dokunulmazlık kılıfına büründürülmüş kavramların arkasına sığınmaktadırlar. Çağımızda bilim, inançsızlığın, maddeciliğin, cinayetlerin "onay mührü" haline getirilmiştir. Allah'ın koymuş olduğu kaidelere "donmuş kaideler" diyerek inanmayan insan, kendi ürünü olan, bu sebepten de tabiatı gereği, nisbi olan kaideleri mutlaklaştırmaktadır.
Alıntı
Reklam
İslâm insanı ahlâki bir varlık olarak görür, tarihi de ahlâk açısından görür. Oysa komünizm, kapitalizm gibi İslâm dışı beşeri sistemler, insanı ekonomik bir varlık olarak görmekte (homo economikus), böylece her türlü zulüm ve zorbalığa yeşil ışık yakmaktadırlar. İnsanın helakine ve yıkımına yol açmaktadırlar. İnsanı Allah'tan koparıp tabiat ve tesadüfiliğe bağlayan ekonomiye ve maddi şartlara öncelik vererek, ahlâk bilincini, doğruluk ve dürüstlüğü, kısacası Allah'a (c.c.) bağlılığı boş ve anlamsız şeyler olarak gösteren bu düzenlerin zulme ve zorbalığa yol açması doğaldır.
Alıntı
İnsan tabiatı değişmediği içindir ki, İslam insanın geçmişten dersler almasını öğütler. ... insanın problemleri hep aynı olarak kalmaktadır. Eğer problemlerin tabiatı değişmiş olsaydı, tarih karşısında bu tavrın hiçbir anlamı kalmazdı. Geçmişe "ibret" gözüyle bakmak boşuna olur, bu bakışın günümüz insanına hiçbir pratik faydası olmazdı.
Alıntı
İnsanlık İslâm'dan uzaklaştıkça hakikatten, adaletten, feragat ve erdemden uzaklaşmıştır. İnsanlığın başlangıcından bugüne kadar gelen hakikat ruhunu ve yolunu ancak İslâm'da bulabiliriz.
Alıntı
Ve batı devlet anlayışı hep aynı ilkeler üzerinde yürümekte devam etmektedir. Batı ruhu savaş, ezme ve tahakküm düzenine göre ayarlanmıştır. Bu yüzden batının dışarıya taşması hep istila etmek ve sömürmek için olmuştur. Batı düşüncesi insana Allah'ın kulu gözüyle bakmaz. Böyle bir gözle de bakmayınca, onu ezilmesi ve sömürülmesi gereken bir obje olarak kabul eder. Bu düşünceye göre insanla hayvan arasında hiçbir fark yoktur. Nasıl ki doğada gücü yeten hayvan diğerlerini tereddütsüz mahvediyorsa, insanlar ve toplumlar arasındaki münasebetlerde de aynı hal geçerlidir.
Alıntı
Reklam