Eda Güneş

Eda Güneş
Şehit mezarlarına bakarken 21 yaşındaki genç teğmen hem kendi hem de onlar adına hissettiği tek korkuu da dile getirir: bu ölüm korkusu değil, unutulma korkusuydu!
Reklam
‘Üstte mavi gök altta yağız yer ve ikisi arasındaki kişi oğlu yaratılmış kişi oğulları üzerine de dedem Bumin ve istemi kanlar hükümdar olmuşlardı. Onlar dört tarafta bulunan düşmanları idarelere altına almışlar harpten vazgeçirmişler başlılar eğilmiş ve dizilerini çöktürmüşlerdi… böylece sahipsiz ve teşkilatsız göktürklere nizama koyup hüküm sürmüşlerdir’ ifadeleriyle düşmanlara gözdağı verilirken söz konusu milli mefkureye dair farkındalık gelecek nesillere miras olarak taşlara işlenmiştir.
Bilge Kağan milletin esaretten kurtuluşunu ve ikinci Göktürk devletinin kuruluşunu orhun Kitabeleri de şu şekilde ifade eder: açıktır ki Türk halkının adı sanı yok olmasın diye babam Hakan’ı, annem sultanı Yücel’ten tanrı, bizlere ve ülke bağışlayan tanrı, Türk halkının adı sanı yok olmasın diye şahsıma, Hakan olarak tahta oturttu.
Kızılelma Türk’ün dünyada var olma ve dünyaya yön vermesinin adıdır. Bu Ülkü terk edildiği zaman Türk milleti de ölmeye başlamıştır.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Yüce Tanrı, devlet güneşini Türk burçlarında doğdurdu; göklerin çemberini onların ülkeleri etrafında döndürdü; ve onlara Türk diye ad verdi; mülk diye ülkelerin idaresini; onları zamanın hakanları yaptı; günümüzdeki insanların yuvaları ve ellerine verildi; halk üzre onları görevlendirdi; hak b üzre onları kuvvetlendirdi; onlarla yaşayanları ve idareleri altında çalışanları aziz kıldı; onlar Türkler sayesinde muratlarına erdiler ve ayak takımının şerrinden esen oldular. Aklı olan herkes onlara katılmalı ve onların oklarından korunmalı onlara seslerini duyabilmek ve onların gönüllerini kendilerine meylettirebilmek için en iyi yol onların dillerini konuşmaktır
Sayfa 15·Kitabı okudu
Reklam