Biz iki Türkistan’ı da Azerbaycanlar’ı da, Kafkasya’yı da, İdil Ural boylarını da da kurtarmak için şuurumuz işledikçe, ayakta durabilecek gücümüz kaldıkça çalışacağız. O kadar da değil... Batı Trakya’yi, Kıbrıs’ı ve Adaları da alacağız. Kerkük ve Bayır-Bucak da bizim olacak…
Zulmün topu var, kal’ası varsa,
Hakkın da bükülmez kolu , dönmez yüzü vardır.
Göz yumma güneşten, ne kadar nuru kararsa
Sönmez ebedi her gecenin gündüzü vardır.
Kendi tarihimizi, kültürümüzü, mimarîmizi, musikimizi, bilgimizi, insanımızı ve medeniyetimizi Batılılar gözüyle bakarak anlamaya çalıştık ve küçümsedik. Kısacası tarihimize sahip çıkmadık veya çıkamadık. Bu tarih kaybı, zamanla kronikleşerek bir bilinç kaybına dönüştü ve ayakta kalmak için sarıldığımız birkaç sembolik isim ve olaydan başka, tarihî birikimimizle bağımız koptu.