Böylelikle Adam Fawer'ın tüm kitaplarını okumuş bulundum. Olasılıksız tabi ki en iyisi Mobius ise birkaç defa okumaya başlayıp bir türlü adapte olup devamını getiremediğim bir kitaptı. Ama sanırım kitapların da okunması gereken zamanlar var ve önceki girişimlerim yanlış zamandaymış. Kitabında kuantum fiziğine yer vermesi beni çeken tarafıydı ama o kısımları okumak, anlamak için çabalamak ve o kısımların uzatılması gerçekten kitaba tam olarak odaklanıp, heyecan yaratıp bitirmeliyim diyerek merak uyandırmasını sağlamıyordu.
Bu sefer okumaya başlayınca o merak duygusunu geçmiş bölümlerinde yakaladım ve Caleb karakterini hangi kazanın bu hale getirdiğini, geçmişe gidip değiştirebilecek mi, Jim daha çok yardımcı olabilecek imkanlara sahipken neden olmuyor diye düşünerek yakaladım.
Startup şirketinde ilerleme kaydedip kafa yoracak metinler azalınca kitap çok sürükleyici şekilde aktı. Baştan itibaren sürükleyici olmaması benim açımdan hayal kırıklığıydı ama kitabın sonunu okuyunca iyi ki devam etmişim okumuşum dedirtti.
Eski bene yeni ben gözüyle bakmanın nasıl hissettireceğini düşünüp durdum kitabı okurken. Dışarıdan kendimize bu gerçeklikte bakabilmemizin nasıl mümkün olabileceğini merak ediyorum keşke bir yolu olsa...
Tamamen spoil olmasa da burdan sonrası ipucu verebilir kitabın sonuyla alakalı benden demesi...
Her verdiğimiz kararın, yaptığımız seçimlerin birbirinden farklı ihtimaller doğurduğunu; geçmişe gidip bildiğimiz, gerçekleşmiş olanı değiştirmemizin yeni değiştirilmesi gereken bir durum yaratabileceğini düşünmeden geçmişe gitmenin de istediğimiz sonucu vermeyeceğini Caleb tahmin edemedi ben de edemedim ve kitabın son bölümü şaşırttı. Sanırım sevdiklerimiz için özlem duyduklarımız için geçmişe götürecek bir buluş olduğu müddetçe ihtimaller karmaşasında kalacağız.