Ne güzeldir ağlamak!Ağlamak; sanılan aksine çaresizlik, zayıflık, güçsüzlük demek değildir.Gariptir belki ama ben ne zaman ağlayan birini görsem içim gerçekten acısa dahi bir miktar da sevinirim.Çünkü üzülmeyi becerebilen bir kişi,sevinmeyi de bir o kadar da iyi becerebilir; ağlayabilen bir insan, gülmenin o mükemmel kıymetini belki de daha iyi anlayabilir.Kardeşim,sevdiği yemek olmayınca ağlardı; tuttuğu takım yenilince,sınavda başarısız olunca,tanısın tanımasın birinin öldüğünü duyunca hep ağlardı.Bense onun bu huyuyla sürekli dalga geçtim.Empati kurmadım.Aslında ağlayamasa da ağlayanı anlayabilirmiş insan.
Gök kurşuni.Başım biraz yorgun ve içim titriyor. Gök ışığını benim için kısmış gibi; içimde dinlenmek ihtiyacı var, içimde hafif gıcıklayıcı bir tebessüm var.
“Filistin sadece bir halkın değil, bütün insanlığın yarasıdır. Çocukların çığlığı kulaklarımızı sağır etmiyorsa, insanlığımızı kaybetmişiz demektir. Filistin özgür olana kadar hiçbir vicdan tam değildir.”