Eğer, başka bir yer varsa
Orada görüşürüz belki.
Ama yoksa da, bilmesini isterim ki
Bitti diye üzülmedim,
Yaşandı diye sevindim.
Onu tanımak benim cennetimdi zaten.
Başka bir evrende, en güzel haliyle
Görüşmek dileğiyle…
SİTÂRE…
Nerden çıktın karşıma böyle Sitâre?
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinden
Kirpiklerin yüreğime batıyor.
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedim'in nigehbân* nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar.
Çok utanıyorum Sitâre,
Dün oturup hesap ettim,
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim.
Sen bilmezsin Sitâre
Burada gündüzler, çekip durduğumuz bir mercan tesbih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu.
Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
Bir derin uykuya atardım kendimi
Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
Ben de onu alır anamın düşlerine kaçardım.
/ Dilâver Cebeci
Kırk mevsim bekledim bekle deyince,
Mektup yazacakmış eli değince.
Meltemi beklerken bak ayaz geldi.
İlk değil bu bana son söz verişi ,
Yakındır sabrımın sona erişi .
Gelecek bahara kalmış gelişi,
Yine vekaleten bak kiraz geldi..
Yıldız Kenter