Sabah koşusuna çıkmayalı, o taze toprağın ve uyanan otların keskin kokusunu içime çekmeyeli gerçekten çok uzun zaman olmuştu. Bu sabah kahvemi termosa doldurdum, kitabımı yanıma aldım ve gün doğmadan bu tepeye çıktım. Karşımda soluk bir pembeden lavanta mavisine dönen gökyüzünü ve uzaktaki o yalnız kavak ağaçlarını izlerken, sabahın bu saatinde burada olmanın ne güzel bir lüks olduğunu anladım. Bir elimde kitabım, diğer elimde kahvemle öylece durup günün ilk ışıklarının tarlaya düşüşünü izlemek, uzun zamandır kendime ayırdığım en huzurlu, en samimi andı.Günaydın, bugün de hayata şairane bir çelme taktık.