Elmalılı bir nevi "sevgi emektir" diyor: "Saygısız bir alâka, severken sevilmek arzusundan ve sevilmemek korkusundan müteheyyic olmayan, zevâlinden havf u endîşe edilmeyen lâubâlî bir alâka, muhabbet değil.
"Mahbûbunun rızâsına hasr-ı nazar etmeyen ve onu her fenâlığa râzı olur farz ederek hiçbir hareketten nefret ve istikrâhını hesâba katmayan ve binâenʻaleyh ona karşı hiçbir edepsizlikten korkup çekinmeyen bir müddeʻînin mahabbet davası bir oyundan başka ne olur?"
"En yüksek, en hassas sevgi en cüz’î bir şâibe-i muhâlefete meydan vermemek endişesiyle titreyen, ve bu titreyişten en yüksek bir edeb ü terbiye ilhâmı alan kalbin mahabbetidir. Bir de izzeti olmayan mahbûbun ne muhibbinde ne mahabbetinde bir kıymet yoktur."**