A

Aşığız dünyada bir gül bahçesi isteriz Karşısında şevk ile aşk ile bülbülü inler isteriz Ey can tabibi bir ilaç sun dudağının şarabından Hastayız ayrılık gecesinde derdimize derman isteriz Ey zahit senin cennetini sanma talibiz Çöp bile saymaz, aşk bahçesinde sevgiliyi isteriz Aşkın sırrını ifşa etti gönül, mansur gibi Onun zülfinin darında asılmak isteriz Aşk çarşısında gördük buse malını Can ve gönül parası ile geldik ki pazarlık isteriz Dedim ey dilber, nedir bu işve, eziyet ve cefa Güldü, dedi naz ile ağlayan aşıklar isteriz Bu muhibbi yanağına, tüyüne zülfine kılmaz nazar Bakmayız nakışına, biz bir sade yüz isteriz...* **Muhibbi
Şiir
Reklam
Garip değil mi yaşamımızı nasıl kurduğumuz? Bir iplik parçası, bir çivi, bir mantar, bir kağıt, bir paçavra, biraz toz, birkaç hiç... Bir araya gelir bunlar, adı "bir yaşam" olur.
Ölü sözcüklere ve çocuklara can vermek için Hangi marş iki kez çalınırsa yeryüzünde unutmayın Hem usta hem çırak bir kambur içindir.
Hazır değilim dediğin için giremedik karanlığın içine; ölümden korktun. Oysa ölümle bir araya gelmeden, acılar çekip parça parça olmadan, gönlün tazelenmez, yeniden doğamazsın.