Bendensin ve bir o kadar da benden uzak
Benimlesin ve gözün başka yerlerde
Sohpet yolu tükendi benim için
Sen hararetli bir sohpet dalmışsın ellerle
Gama gömülmüş kalbim atıyor göğsümde
Seninle de huzursuz sensiz de
El aman o andan ki
Çekip gidesin buralardan
…
Kederim de sensin sevincim de
Sana sığınmak istiyorum senden
…
Dert değil yıkılmaz surlar çekilse de
Çöllerde aramıza
Denizlerin enginliğine kanatlanan
O güvercinim ben yalnız başına
Ne mutlu bana ki kuru bir dal gib yine
Yanıyorum senin öfkenin alevleriyle
Hâlâ ateşler içinde bedenim sanki
Yanıyorum senin şehrinin güneşiyle
Biziz…biz ki softaların kınamalarını işittik.
Biziz… biz ki takva gömleğini yırttık .
Zira o gömleğin içinde hakikat yoluna erenlerin
Aldatıcı suretleri dışında bir şey görmedik .
Kalbimizde alevlenen o ateş eğer
Şeyhin eteğine düşseydi
Aşkın kıvılcımlarıyla tutuşan bize,bir daha
Rezil günahkârlar demezdi.
Bırak ayıplayarak anlatıp dursunlar
Aşk hikayesini birbirlerine,biliriz
“Gönlü aşkla dirilen kimse ölmez
Dünya defterine yazılmıştır adı,silinmez”
Bir fidan gibi incecik ruhum
Yalnızlığın soğuğuyla titriyor
Yalnızlık âleminin dehşeti
Kalbimin karanlığına sızıyor
Artık ısıtmıyorsun aşk
Ey buz tutmuş güneş
Göğsüm,umutsuz bir çöl
Yorgunum,yoruldum aşktan bile