“‘Mızmızlanmak’ veya aptalca fıkralar anlatmak yetmez.Her köşe başında sonu gelemeyen kuyruklarda beklemek zorunda kaldığınızda,hep daha yüksek sesle protesto edin ! Her şeye rıza göstermeye ve katlanmaya son verin. Sizi korkutmalarına daha fazla izin vermeyin ! Umumi korkunun karşısında dikilin ! Kendimizi ve ülkemizi ancak Hitler’e karşı mücadele cephesinde yan yana dizilecek cesareti bulursak kurtarabiliriz.”
Bütün o güce ve şiddete rağmen inadına ayakta kalmak-bu da kuvvetli yapıyor insanı .Ve inanıyorum ,öyle zamanlarda geliyor ki ,her bakımdan ne kadar kuvvetli olursak o kadar iyi !
Ben ,o kadar umut dolu değilim.Bu yaz ‘burnunun dikine gitme’ özelliğimden çok şey kaybettim ,çünkü yalnızken çok fazla düşündüm.Bazen çok fazla düşünmek iyi bir şey değil,çünkü insan o zaman fazla anlamayı öğreniyor…