“Taciz eden”in değil de , “taciz edilen”in sınırlanması ve denetlenmesi,özne ile nesne (örneğimizde ,kadın ile erkek )arasındaki egemenlik ilişkisine işaret etmektedir .
“Öyle anlar vardır ki ,akıllı davranmak denen tavır değil,susmak veya temkin değil ,girişimde bulunmak ,cüret lazımdır - ve icabında kendini feda edebilme melekesi !
Gittin,seninle beraber gitti umudum,mutluluğum
Artık nasıl isterim senin aşkını?
Bu kapkara ve acı sessizlikte
Nasıl ararım tek öpücüğünle gelen sarhoşluğu?
…
Şimdi ne kaldı söyle ,o yangından ,gözyaşından ve ah’tan geriye
Kalp mezarında gömülü bir ölü aşktan başka
…
Ey değişmeyen aldanış ,gel ki
Yeniden bastırayım ateşten göğsüme seni
Uzaklaş benden,gönlüm yaralı
Güçsüz ve günahkârım
Göğüs kafesimde bir kalbim
Kalbimde bin hevesim
Senin kalbin temiz pak,benim eteğimde günah
Başka halvetlerin sevgilisiyim ben
Sen,öpücük şarabımın sarhoşusun
Şarabın ve kadehin sarhoşuyum ben .
…
Sonsuz bir karanlığım ben ,sonsuz bir yokoluş
Sen,umudun parlak güneşisin
Ey mutluluk saçan ışık
Ruhuma vuruyorsun ama sen bana geçsin .
Seni gördüğüm o gece hatırlıyorum,demiştin ki
Kalbim,kalbinle birlikte okudu aşk masalını
Gözlerim o siyah gözlerde gördü
Aşkın çılgın ve susuz bakışlarını
…
Sen gittin ,kalbimde
Kedere ve umutsuzluğa bulanmış bir aşk kaldı,
Gözyaşı perdesinde kayıp bir bakış,
Soğuk bir gülümsemede buz tutmuş hasret kaldı .