Pratik konuşmam gerekirse, hiçbir şeye bahane bulmayın, nefsinizi silkelemeyi bilin. Çoğu zaman nefs sizi bilmişliğin hafifliğine iter ve siz de zevkle benimsersiniz bu durumu, bu en yoğun çalıştığınız ve nefsinizi kandırmaya başladığınız anlardan sonra olur bilhassa.
Bazen öyle bir alışkanlık zinciri ile bağlanmışsınızdır ki, “muhasebe” ile kastedilen birçok şey de bu alışkanlık zinciri içinde kaybolup gitmiştir. Muhasebe derdini halletmiş bir fert veya zümre olmuşsunuzdur çoktan(!); işte tehlikenin göbeği.
Biraz buradan konuşmak istiyorum, bize getirecek şekilde, biz de bu sıkıntılardan azade değiliz.
Bunun, yani muhasebenin büsbütün yitimiyle beraber ne ideolojik politik bir verim ne de derinlikli, sahici ve gerçek bir ihtiyaca denk düşen çalışmalar mümkün; açıkçası bugünkü hal hiç de sürpriz değil.