"İnsan üzerine akıl yürütürken, dünyevi şeylere, yukarıdan bakıyormuş gibi bak: kalabalıklara, ordulara, tarımsal etkinliklere, evlenmelere, boşanmalara, doğumlara, ölümlere, mahkemelerin uğultusuna, ıssız bölgelere, her çeşit barbar halka, bayramlara, yaslara, kamu yaşamına, her şeyin iç içe geçmişliğine, karşıtlardan doğan uyuma..."
Okulu sevmek, öğretmeni sevmek için yeterli koşul değilse de, öğretmeni sevmek, okulu sevmek için kafidir. Kainat bir okulsa, Rab esması onun muallimi gibidir.
Tevekkül makamını elde etmiş ve rıza duygusunu kazanmış insanlar, başlarından geçen hadiselere iman penceresinden bakabildikleri için, Rabbimizin her olaydaki rahmetini, her yaşanan hadisede tecelli eden hikmetini yakalayabilir ve gönül huzuru içinde en büyük belaların ortasından geçip gidebilirler.