e.

Bunca işkence, kıyım, kayıp zaten "Gözümüzün önünde," zaten "bildik, tanıdık" olduğu için mi koku yetimizi yitirmiştik? Şimdi mi anlamıştık ölümün fiyat kırdığını, nicedir seri üretime geçtiğini, sahnelenen kanlı oyun için hep figüranlar, insan bedenleri istendiğini? O aldırışsız, unutkan, açgözlü bakışın hiç mi suç ortaklığı yoktu? Suskunlukla sarmalanmamış mıydı işkence çığlıkları, işitmediğimize inanalım diye?
Sayfa 49·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bütün sesleri yutan kentin ortasında, şarkı söylemeye çalışan bir dilsiz gibi hissediyordum.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Herhalde hepimiz barış istiyoruz. Ama yalnızca kendi koşullarında barış istemek, aslında barış istemek değildir. Kalıcı bir barış, adil bir barıştır, her şeyden önce.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Suskunluk ölümün öteki adıydı.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Kendi düş ağacını budamış, dünyayla hesabını süresiz ertelemişti.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Alıntı