Yükseklerdeki dolunaya baktıkça gerçek güzellik ve gerçek nimet bana daha yukarılarda, daha saf bir halde, bütün güzelliklerin, bütün nimetlerin kaynağı olan Ona daha yakın gibi görünüyordu.
Bu romanlardaki kurnazca düşünceler de, ateşli duygular da, büyüleyici olaylar da, eksiksiz karakterler de hoşuma gidiyordu; iyiler tamamen iyi, kötüler de tamamen kötüydü, ilkgençliğimde insanları ben de tam böyle sanırdım.
Tıpkı kuruntulu bir insanın tıp kitabı okurken olası bütün hastalıkların belirtilerini kendisinde görmesi gibi, ben de romanlarda anlatılan tüm tutkuları ve bütün karakterlerle, romanın her kahramanıyla, kötü adamlarıyla bir benzerlik görüyordum kendimde.