Gençlik

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İyi görünmek mi, iyi olmak mı?
Puan vermedi·256 syf.·
2025 73. kitabı
"Her insanın ve hayatın her döneminin hayallerinin kendine has, ayırt edici bir karakteri vardır."(s9) Lev TolstoyLev Tolstoy ‘un gençlik yıllarına tuttuğu ayna olan GençlikGençlik , yarı otobiyografik üçleme olan“Çocukluk” ve “İlkgençlik” eserlerinin sonuncu kitabı, serinin sonu olsa da aslında bir geçiş evresini ve arayışın öyküsünü anlatıyor. Tolstoy Nikolenka ile kitapta süslü maceralara yer vermiyor büyük kahramanlıklara girişmiyor. Kendi iç dünyasıyla hesaplaşırken çevresini kavramaya çalışan bütün bu hayat hengamesinin içinde insanın ne kadar sendeleyebileceğini açık yüreklilikle anlatıyor. Kitapta Tolstoy’un dürüstlüğü var... Gençlik başkahramanı Nikolenka’nın içsel dünyasını, ahlaki sorgulamalarını, sosyal çevresiyle ilişkilerini ve üniversite hayatına geçiş sürecini anlatıyor. Tolstoy olan karakteri Nikolenka, aslında bir karakterden çok bir ruh hâli, insanın gençken geçtiği o kafa karışıklıklarını yaşıyor. Kitabın Dili yalın fakat derin, okurken öyle olaylar ve kurgusu her insanın gençliğinde yaşayabileceği benzer olayları konu ediniyor. Kitabın alameti farikası okuyucusunu o dönemde kendi içindeki çalkantılara benzeyen şeylerle karşılaştırıyor. Kitap bir olay değil, bir hâl anlatıyor. Gençlik hali. Tolstoy yaşadıklarından ötürü burada kimseyi suçlamıyor. Sadece gösteriyor. Bazen kendimizden utanarak, bazen büyük hayaller kurarak, bazen de hiçbir şey hissetmeyerek. Tolstoy yargılamıyor. “Ben de gençtim diyerek içini döküyor.. Tolstoy kitabında kendi gençliğiyle verdiği mesaj kendinizle yüzleşmekten korkmayın mesajını veriyor. Okurken en dikkat çekici kısım ”Comme Il Faut” (Olması Gerektiği Gibi) bölümü oldu. Toplumsal görünüşe uygun davranmanın gerçek erdemle ne kadar çeliştiği anlatıyor. Yazar idealist bir tavırla içten ahlakın ve iyi insanların
Düşünce
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
ÇOCUKLUK - İLKGENÇLİK - GENÇLİK
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 16:04
Yıl biterken yeni yılda okuduğum ilk kitabın Tolstoy’a ait olmasını istedim. Bu yüzden kitaplığıma koştum ve aylardır okunmayı bekleyen “Çocukluk” kitabını elime aldım. Bu kitabın Tolstoy’dan okuduğum ilk eser olmasından kaynaklı olsa gerek “Çocukluk”u hevesle, bir çırpıda okumamla “İlkgençlik” kitabına başlamam ve son olarak da “Gençlik” kitabını bitirmem bir oldu. Okudukça okudum, elimden bırakamadım. İlk eserleri de olsalar kitap rengarenk post-it’lerle doldu. Pek çok alıntı yaptım, bunlardan pek çoğu hâlâ daha zihnimde dolanıyor. Buradan da anlıyorum ki ilk eserleri de olsa Tolstoy, Tolstoy’dur. Yarı otobiyografik kitaplarda gerçekler nerede başlayıp nerede bitiyor, anlayamıyoruz. Örneğin Tolstoy annesini daha 2 yaşındayken kaybettiği halde, “Çocukluk”ta annesinin yaşadığını, kendisi 11 yaşındayken öldüğünü görüyoruz. Gerçeklerle kurgu iç içe geçmiş durumda. Her şey hem göz önünde, hem de bir perdenin arkasında gizli. Nikolenka, hepimizden parçalar bulunduran bir karakter. Yaşadığımız yer, zaman, ortam birbirinden farklı da olsa aslında duygular bir o kadar benzer. Birçok olayda bu benzerliklere şahit oldum. Hatta Nikolay’ın cebirde iyi olduğu halde kombinasyon konusunda zorlanmasından bile ne kadar evrensel bir eser olduğunu anladım. (Ben ve çevremdeki birçok insan da bu konuyu zorlanarak öğrendi. :D) Bu karakterin kendine karşı oldukça dürüst olduğunu düşünüyorum. Pek çoğumuzun itiraf etmeyi bırakın aklına getirdiğinde bile utanacağı düşüncelerle karşılaşıyoruz. Bile bile yalanlar söylüyor mesela, sırf yakalanmak için. İnsanların dikkatini çekmeye çalışırken aslında karşındakini kendinden soğutacak bir şeyler yapıyor. Çoğumuzda da olduğu gibi ergenliğinin başlarında gördüğü herkesten hoşlanıyor, kendini hepsine aşık sanıyor, oysa daha duygulardan bir haber.
Edebiyat
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
Bu kitaplar insanın ruhuna gerçekten dokunuyor.
Puan vermedi·256 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 01:42
Tolstoy, sevginin sadece sözcüklerden ibaret olmadığını anlamış bir yazar. "Benim sevgim sözde değil, eylemdedir" dediğinde, sevginin asıl gücünün, sözlerde değil, ondan gelen eylemlerde olduğunu anlatmak istiyor. Yani sevdiğimizde, gerçekten hissedip hissettirdiğimizde değerli olan şey, sadece lafla söylenen değil, yaparak gösterilen duygulardır. Sevgi, ona verdiğimiz değer ve onunla kurduğumuz bağın ne kadar gerçek olduğu ile ölçülür. Ama tabii ki, hayatın karmaşıklığı bazen her şeyi zorlaştırabiliyor. "Neden ruhumda her şey bu kadar güzelken, düşündüğüm şeyleri hayata geçirmek istediğimde her şey bu kadar çirkin oluyor?" sorusu, Tolstoy’un hayatındaki içsel çatışmaları çok iyi anlatıyor. Hepimiz bazen hayal ettiğimiz güzel şeylerin, gerçek hayatta o kadar kolay olmadığını fark ediyoruz. Bu sorular, sadece Tolstoy’un değil, belki de hepimizin içindeki sorgulamalar. "Çocukluk", "İlkgençlik" ve "Gençlik" kitapları, Tolstoy’un gençlik yıllarındaki ilişkilerini, aşkla tanıştığı zamanları, dostlukları ve içsel yolculuğunu gerçekten çok güzel bir şekilde aktarıyor. Onun yaşadığı dönem, dünyası, içsel çatışmaları... Hepsi o kadar doğal ve samimi bir şekilde işlenmiş ki, okurken sadece onun hayatını değil, kendi hayatımızı da sorguluyoruz. Tolstoy’un kitapları, insanın iç dünyasına dair çok şey anlatıyor ve okurken insan, bir yandan da kendi yaşamına dair farkındalık kazanıyor. Kitapları okurken sadece bir yazarın hayatını değil, kendi duygularımızı da keşfediyoruz. Kendini bulma, sevgi, hayal kırıklıkları, umutlar… Hepsi bir arada, çok samimi bir şekilde anlatılıyor. Okudukça, sanki Tolstoy’un hayatını değil de bir arkadaşımızın yaşadığı duyguları dinliyormuşuz gibi hissediyoruz. Bu kitaplar, insanın ruhuna gerçekten dokunuyor.
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
9/10
·256 syf.··
2024 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 00:31
Herkese merhaba! Tolstoy’un yarı otobiyografik üçlemesinin (Çocukluk, Gençlik, İlkgençlik) üçüncü ve son kitabı olan İlkgençlik isimli kitabı da bitti. Adından da anlaşılacağı üzere Tolstoy bu kitabında gençlik yıllarını anlatıyor. Gençlik’te, Çocukluk ve ilkgençlik yıllarında yaşadığı olayların bazılarının devamıyla birlikte, yeni edindiği tecrübeleri ve yaşadığı yeni olayları da büyük bir ustalıkla son derece ilgi çekici bir dille okuyucuya aktaran Tolstoy, birçok konuda özeleştiri yapmaktan da geri durmuyor; yer yer kendini beğenmişliğini, yer yer ukalalıklarını, zaman zaman düşüncesizce ve cahilce hareket ettiğini, pişmanlıklarını, üzüntülerini açıkça dile getiriyor. Serinin bu kitabında Tolstoy artık üniversite eğitimine başlamış olduğu için, genellikle üniversite hayatından ve orada edindiği tecrübelerden bahsediyor ama kitabın sonuna geldiğimizde gençlik yıllarına dair anlatmak istediği daha çok şey olduğunu belirtiyor. Ne var ki, ayrı bir kitapta anlatmayı planladığı gençlik yıllarının geri kalan kısmı -bildiğim kadarıyla- piyasada yoktur ya da Tolstoy öyle bir kitap yazmamış olabilir. Edebiyat dünyasında edindiği yeri belirtmemize hiç gerek bile olmayan Tolstoy, bu eserinde de her zamanki gibi akıcı bir üslup ve yalın bir dil kullanarak okuyucusunu kendisine bağlamayı başarıyor. Bu bağlamda, her kitapseverin okuyabileceği bu kitabı -ve tabii ki üçlemenin tamamını- okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın!
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
Gençlik
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 78. kitabı
Üçlemenin son kitabı Tolstoy'un her kitabı gibi insanları anlatıyor. Bizi, duygularımızı, düşüncelerimizi, ruhumuzu, iç dünyamızı, davranışlarımızı... Kısacası insanları anlatıyor. Tolstoy'un tüm kitaplarındaki gibi bu kitabında da durum ve duygu analizleri çok iyiydi. "Bunu ben de yaşadım!" diyordunuz çoğu yerinde. Kitabı okurken Nikolenka'yı Stefan Zweig'ın "Kızıl" kitabındaki Berger karakterine benzettim. İkisi de Gençliğe geçiyorlardı, önce çevreleri tarafından kötü yollara saptırılıyorlardı; masumluklarını, temizliklerini, ruhlarını, benliklerini kaybetmeye zorlanıyorlardı ancak bu zorlanma net bir şekilde değil daha çok çevre ve çevreyi kaybetme korkusuyla oluşuyordu. Gençlikte de aynı şey var. Gençlik'te üniversite deneyimine, gönül işlerine, girdiği yeni çevreye çokça değiniyor. Bütün bunları anlatırken müthiş betimleme yeteneğini kullanıyor. Çocukluk, İlkgençlik ve Gençlik kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın.
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
Tolstoy
Puan vermedi·256 syf.··
2025 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 22:18
Tolstoy’un otobiyografi ve kurgunun içiçe geçmesiyle kaleme aldığı üçleme Zengin bir ailenin çocuğu olan Tolstoy, Çocukluk kitabında aile ilişkilerini, özellikle annesine bağlılığını, babasına hayranlığını, kardeşleriyle bağlarını, ilk özel hocası ile ilişkileri, dersler, kişiliği otururken ki arayışlarını okuyoruz. İlk kitap annesinin vefatı ile bitiyor. İlkgençlik- Annenin kaybı Tolstoy’u çok etkiler. “Kendimi her geçen gün daha yalnız hissediyordum” S:82 Eğitim hayatında yaşadığı zorluklar, arkadaşları, abisi ile ilişkileri, güven, insanlar arası sınıfsal farklılıklarda yaşadığı zorluklar, içi başka bir şey söylerken dilinin başka şey söylemeye devam etmesi, onu çoğu zaman zor durumda bırakır. Gençlik- Ders çalışmayla pek arası olmayan Nikolenka, karar vermesiyle bu işin altından da kalkar ve üniversiteye girer. Bu detaylar hayli ilginç. İç sesi ve yaptıklarının farklı olması bu dönemde de çok fazla. Kendini fiziksel olarak beğenmeyen Nikolay kızlarla ilişkisi de zorlu geçer. Kitabın sonunda çocukluğunda yazdığı “Yaşam Kuralları” defterine bakar ve bunu tekrar yazmaya karar verir. Okuyun efendim.
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 161. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2023 17:08
Rus yazar Lev TolstoyLev Tolstoy'un yarı otobiyografik denebilecek üçlemesinin son kitabı olan GençlikGençlik, ilk kez 1857 yılında Sovremennik dergisinde yayınlandı. Tolstoy son kitapta kahramanının üniversiteyle, farklı bir sosyal çevreyle, aşkla tanışmasını, gittikçe genişleyen ufkunu, ilk iki kitaptaki gibi son derece samimi, etkili bir dille anlatır. Gençlik, Tolstoy'u çağdaşlarından ayıran gözlem gücünün ve artık yazarın alâmetifarikası haline gelen sade, çarpıcı üslubunun öne çıktığı ilk eserlerden biridir.
Edebiyat
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
GENÇLİK- L. TOLSTOY KİTABI ÜZERİNE DÜŞÜNCELERİM
Puan vermedi·256 syf.··
2023 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 03:13
Gayret ede ede okuyup bitirdiğim bu kitabın zaman zaman beni okumaktan alıkoyup kitaplıktaki yerine bırakıp yarıda bırakma eyleminde bulunmama vesile olsada dişimi sıkarak okudum. Kitabın türü kahramanın dilinden otobiyografi niteliği taşımaktadır. Baştan sona bütün olaylar kahramanın dilinden anlatılmıştır. Kitabı okumaya başladığınızda belli bir süreden sonra sıkılmamak kesinlikle elde değil. Bir dünya dolusu yığın yığın yazılar ve ardı kesilmeyen olaylar adeta sizi okumaktan alıkoyma noktasına getirebilmektedir. Hele ki yeni yeni okuma serüvenine katılan bireylere ilk zamanlarda okumalarını kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ayrıca sürükleyici ve heyecan yaratıcı eserler okumayı seven okurları tatmin edecek bir yapıt olmadığı açıktır. Kitabın çevirisine bakınca gerçekten yeteri iyi bir çeviri algısı yaratmadı bende. Heleki neredeyse iki üç sayfada bir yer alan dipnotlar benim için bir hayal kırıklığı yarattı. Bu hayal kırıklığının asıl nedeni ise parçada yabancı kelimelerin olduğu gibi verilmesi ve dipnot olarak verilen açıklamalarını okuduğumda aslında Türkçe karşılıklarının yazılması durumunda okuduğunuz cümlenin daha anlaşılır olacağı ve iki de bir parçadan kopup dipnotlarda göz gezdirmenin önüne geçilebileceğiydi. Üstüne dipnot olarak verilen kelimelerin çoğu aslında yersiz olduğu kanısındayım. Şimdi gelgelelim kitabın içeriğine ve sonuca. Bütün olayların baş kahramanı olarak karşımıza Nikolay İryentev çıkmaktadır. Kitabın başlangıcı olarak kahramanın 16 yaşındayken üniversite sınavlarına hazırlanmasıyla başlamaktadır. Daha sonra üniversiteye giderek git gide genişleyen çevresi ve ailesinden gelen soylu oluşuyla kafasında belirlenen düşüncelerle sarılı hayatında meydana gelen değişikliklerle süre gidiyor. Ancak bu düşünceler yer yer kahramanın ailesinden
Duygu ve Düşünce
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
Gençlik kitabında Nikolenka
Puan vermedi·256 syf.··
2021 28. kitabı
Kitap Tolstoy'un her kitabı gibi insanları anlatıyor. Bizi, duygularımızı, düşüncelerimizi, ruhumuzu, iç dünyamızı, davranışlarımızı... Kısacası insanları anlatıyor. Tolstoy'un tüm kitaplarındaki gibi bu kitabında da durum ve duygu analizleri çok iyiydi. "Bunu ben de yaşadım!" diyordunuz çoğu yerinde. Kitabı okurken Nikolenka'yı Stefan Zweig'ın "Kızıl" kitabındaki Berger karakterine benzettim. İkisi de Gençliğe geçiyorlardı, önce çevreleri tarafından kötü yollara saptırılıyorlardı; masumluklarını, temizliklerini, ruhlarını, benliklerini kaybetmeye zorlanıyorlardı ancak bu zorlanma net bir şekilde değil daha çok çevre ve çevreyi kaybetme korkusuyla oluşuyordu. Gençlikte de aynı şey var. Nehlüdov karakteri ile gençliğe atılan Nikolenka kesinlikle ona uygun olmayan bir ortamdaydı. Berger ile farkı ise Nikolenka'nın bu aydınlanmayı çok geç yaşamış olması. Ancak ikisi de uçurumun kenarından dönüyor. Kitaptaki Nehlüdov ve Nikolenka karakterleri dışında herkes bana sahte, ruhsuz ve duygusuz geldi, samimiyetten uzaklardı. Özellikle Nikolenka'nın abisi Volodya ve baba karakteri. Bir bakımdan da Tolstoy burada bize "Masumluğunuzu ve benliğinizi kaybetmeyin." diyor. ÇocuklukÇocukluk İlkgençlikİlkgençlik GençlikGençlik KızılKızıl
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma
Tolstoy'un Yarı-Otobiyografik üçlemesinin son kitabı: Gençlik
8/10
·256 syf.··
2020 73. kitabı
İnstagram üzerinden Gerçek Kitapseverler Ailesinin bazı fertleri bir araya gelip Tolstoy külliyatını devirmeye karar verdik. Tolstoy’un yarı otobiyografik üçlemesinin son kitabı olan Gençliği bu vesileyle okumuş oldum. İçerisine kurguda katarak ergenlik yıllarının üniversite yıllarına denk gelen kısa bir dönemini ele almış. Üçlemenin ilk 2 kitabına nazaran kurgunun daha az olduğu kanaatindeyim. Kesintiler şeklinde yazılmış yer yer bölüm geçişlerinde alakasız bir bölüme geçildiği hissiyatı veriyor. Bu kopukluklar kimi okuru rahatsız edebilir bu sebeple yazarın hayatının biraz araştırılması ve üçlemenin sırasıyla okunması buna engel olacaktır. Hayata bakışının bu kitapta yavaş yavaş oturmaya başladığını görüyoruz. Bazen ciddi manada kibirli ve kendini beğenmiş bir tavır yansıtsa da genel anlamda kendince itiraflarda bulup kendini eleştiriyor. Kitap akıcı ve sade bir anlatıma sahip, gözlem yeteneğinin iyi olmasının yansımalarını görüyoruz. Sürekli bir kendini geliştirme çabası içerisinde ve disipline çok önem veriyor. Kitabın en önemli kısımlarından biriyse Comme Il Faut kısımlarıydı. Yazar böyle bir tabir oluşturuyor ve buna uygun olanlara saygı duyup kendisiyle ilişki kurmaya değer görüyor. Uymayanlardansa nefret ediyor. Peki, nedir bu Comme Il Faut; Fransızcayı çok iyi bilmek ve konuşmak, Uzun tertemiz tırnaklar, Selam vermeyi, Dans etmeyi ve Konuşmayı bilmek, Her şeye karşı umursamaz görünmek vs. vs. Benim için güzel bir okuma oldu sırada yazarın İtiraflarım eseri var onu ikinci defa okuyacağım ve bu kitabın üzerine kesinlikle okunması gerektiğini düşünüyorum, yazarın hayatına dair yapı taşları bu şekilde yerine oturur ve eserleri daha iyi anlaşılır.
1000Kitap
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,630 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.