Gençliğim

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Leyla Şener
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·208 syf.··
2023 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2023 13:48
Klasik rus edebiyatı gibi fakir bir yaşam anlatmıyor soylu sayılabilecek bir çocuğun üniversiteye başladığı ve yasadığı hayatı kendini tanımasını anlatıyor. Ben biraz bizlerin üniversitedeki ilk yılını ve hayatla tanışmasına benzettim. Yazımı çok ağır değildi okunabilir
GençliğimLev Tolstoy · Antik Kitap · 20133,631 okunma
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
Üçlemenin son eseri olsa bile bunu farketmiyorsunuz. Anılarını ve duygularını harika ifade ediş var. Hatta bazen tanımlayamadığım, dillendiremediğim kimi duygularımı onda da görünce ayrı bir bağlantım oldu kitap ile. Çocukluğunu yazdığı eserini de mutlaka okuyacağım.
GençliğimLev Tolstoy · Antik Kitap · 20133,631 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2021 21:34
Çocukluktan gençliğe geçiş dönemine ışık tutan bu eserde Tolstoy'un üniversiteye başlamasıyla birlikte değişen çevre ve düşünce dünyasına tanık oluyoruz. Birde onun kendini ne sosyeteye ne de seçkin olmayan insanlar zümresine karşı tam olarak aidiyet hissedememesine. Öyle ki bu durumu kendisi de kitabın "Üniversite" başlıklı bölümünde şu şekilde ifade ediyor: "Hiçbir gruba ait olmadığıma karar verdim, kendimi yalnız hissettim ve arkadaşlık kuramadığım için üzülüp öfkelendim." Onun düşünce dünyasının şekillenmeye başlaması belki de tam bu zamanlara denk geliyor. Bu nedenle ve daha da önemlisi Tolstoy'u tanımak, anlamak için de mutlaka okunması gereken eserlerden.
GençliğimLev Tolstoy · Antik Kitap · 20133,631 okunma
"Üç Çeşit sevgi vardır"
Puan vermedi·208 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2021 21:45
"Üç çeşit sevgi vardır: 1) Estetik sevgi, 2) Fedakar sevgi, 3) Pratik (faal) sevgi Genç bir erkeğin genç bir kadına ya da genç bir kadının genç bir erkege duyduğu sevgiden bahsetmiyorum. Bu tür sevgiden hep korkmuşumdur. Hayatım boyunca bu tür bir sevgide en ufak bir doğruluk kırıntısı göremeyecek kadar ta ihsiz oldum. Şehvet, kankoca ilişkisi, para, birini kendine baglamak ya da ondan kurtulmak gibi duyguların sevgi duy gusuna ustun geldiğini ve başı sonu belli olmayacak şekilde kanştiği bir yalana dönüştüğünü gördüm. Insanın insana duyduğu sevgiden bahsediyorum."
Aşk
GençliğimLev Tolstoy · Antik Kitap · 20133,631 okunma
8/10
·208 syf.··
2018 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2018 00:00
Kitabın Yorumu “Gençliğim”; Tolstoy’un gençlik yıllarının 16 - 29 yaşına kadar ki anılarından oluşmaktadır ve yine onun ilk eseridir (Çocukluğum ve Gençliğim). Yazar; gençlik yıllarının başlangıcını, hayata ait fikirlere bağlı kalma kararını verdiği gün olarak tanımlar. Bu kararını da; görünüşünü beğenmediği vücudundan, yüzünden, ellerinden duyduğu utançtan kaynaklı olumsuz hislerinden bir kaçış olarak değerlendirir. Lev Nikoloviç Tolstoy “Gençliğimde”; babasını ve ikinci evliliğini, aile çevresini, komşularını, baharı, bahar aylarındaki okul sınavlarını (her bir dersi ayrı anlatacak şekilde), günahsız yaşama ve kendini iyiliğe adama azmini, bu maksatla koyduğu kuralları ve bunların kontrol çizelgelerini, kiliseye yakınlaşmasını, şehir dışındaki yakınlarına ziyaretlerini (her bir ziyareti ayrı bölüm olarak), yetişkinliğini, sevgiyi, aşkı ve kendi ifadesiyle “gönül işlerini”, klasik müzik hevesini, üniversiteye girişini (özel okul mu, devlet okulu mu kararı), okul dönemindeki içki alemini ve sosyeteyi, nihayetinde sınıfta kalmasını (integral ve diferansiyel denklemlerden) dörder - beşer sayfalık bölümler halinde anlatır. Bu anlatım, yazarın diğer bir eseri olan “Çocukluğum”daki gibi sadece olaylar üzerinden değil, daha çok; gözlemler, duygu ve yorumlar üzerinden gerçekleşir. “Eser; insanın gençlik yıllarındaki kendini bulma arayışını ve savrulmalarını çarpıcı biçimde hikaye eder. Okura; iyilik ve doğruyu bulmak için gayret göstermenin değerini hissettirir.
GençliğimLev Tolstoy · Antik Kitap · 20133,631 okunma
İyi görünmek mi, iyi olmak mı?
Puan vermedi·256 syf.·
2025 73. kitabı
"Her insanın ve hayatın her döneminin hayallerinin kendine has, ayırt edici bir karakteri vardır."(s9) Lev Tolstoy ‘un gençlik yıllarına tuttuğu ayna olan Gençlik , yarı otobiyografik üçleme olan“Çocukluk” ve “İlkgençlik” eserlerinin sonuncu kitabı, serinin sonu olsa da aslında bir geçiş evresini ve arayışın öyküsünü anlatıyor. Tolstoy Nikolenka ile kitapta süslü maceralara yer vermiyor büyük kahramanlıklara girişmiyor. Kendi iç dünyasıyla hesaplaşırken çevresini kavramaya çalışan bütün bu hayat hengamesinin içinde insanın ne kadar sendeleyebileceğini açık yüreklilikle anlatıyor. Kitapta Tolstoy’un dürüstlüğü var... Gençlik başkahramanı Nikolenka’nın içsel dünyasını, ahlaki sorgulamalarını, sosyal çevresiyle ilişkilerini ve üniversite hayatına geçiş sürecini anlatıyor. Tolstoy olan karakteri Nikolenka, aslında bir karakterden çok bir ruh hâli, insanın gençken geçtiği o kafa karışıklıklarını yaşıyor. Kitabın Dili yalın fakat derin, okurken öyle olaylar ve kurgusu her insanın gençliğinde yaşayabileceği benzer olayları konu ediniyor. Kitabın alameti farikası okuyucusunu o dönemde kendi içindeki çalkantılara benzeyen şeylerle karşılaştırıyor. Kitap bir olay değil, bir hâl anlatıyor. Gençlik hali. Tolstoy yaşadıklarından ötürü burada kimseyi suçlamıyor. Sadece gösteriyor. Bazen kendimizden utanarak, bazen büyük hayaller kurarak, bazen de hiçbir şey hissetmeyerek. Tolstoy yargılamıyor. “Ben de gençtim diyerek içini döküyor.. Tolstoy kitabında kendi gençliğiyle verdiği mesaj kendinizle yüzleşmekten korkmayın mesajını veriyor. Okurken en dikkat çekici kısım ”Comme Il Faut” (Olması Gerektiği Gibi) bölümü oldu. Toplumsal görünüşe uygun davranmanın gerçek erdemle ne kadar çeliştiği anlatıyor. Yazar idealist bir tavırla içten ahlakın ve iyi insanların
Düşünce
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,631 okunma
ÇOCUKLUK - İLKGENÇLİK - GENÇLİK
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 16:04
Yıl biterken yeni yılda okuduğum ilk kitabın Tolstoy’a ait olmasını istedim. Bu yüzden kitaplığıma koştum ve aylardır okunmayı bekleyen “Çocukluk” kitabını elime aldım. Bu kitabın Tolstoy’dan okuduğum ilk eser olmasından kaynaklı olsa gerek “Çocukluk”u hevesle, bir çırpıda okumamla “İlkgençlik” kitabına başlamam ve son olarak da “Gençlik” kitabını bitirmem bir oldu. Okudukça okudum, elimden bırakamadım. İlk eserleri de olsalar kitap rengarenk post-it’lerle doldu. Pek çok alıntı yaptım, bunlardan pek çoğu hâlâ daha zihnimde dolanıyor. Buradan da anlıyorum ki ilk eserleri de olsa Tolstoy, Tolstoy’dur. Yarı otobiyografik kitaplarda gerçekler nerede başlayıp nerede bitiyor, anlayamıyoruz. Örneğin Tolstoy annesini daha 2 yaşındayken kaybettiği halde, “Çocukluk”ta annesinin yaşadığını, kendisi 11 yaşındayken öldüğünü görüyoruz. Gerçeklerle kurgu iç içe geçmiş durumda. Her şey hem göz önünde, hem de bir perdenin arkasında gizli. Nikolenka, hepimizden parçalar bulunduran bir karakter. Yaşadığımız yer, zaman, ortam birbirinden farklı da olsa aslında duygular bir o kadar benzer. Birçok olayda bu benzerliklere şahit oldum. Hatta Nikolay’ın cebirde iyi olduğu halde kombinasyon konusunda zorlanmasından bile ne kadar evrensel bir eser olduğunu anladım. (Ben ve çevremdeki birçok insan da bu konuyu zorlanarak öğrendi. :D) Bu karakterin kendine karşı oldukça dürüst olduğunu düşünüyorum. Pek çoğumuzun itiraf etmeyi bırakın aklına getirdiğinde bile utanacağı düşüncelerle karşılaşıyoruz. Bile bile yalanlar söylüyor mesela, sırf yakalanmak için. İnsanların dikkatini çekmeye çalışırken aslında karşındakini kendinden soğutacak bir şeyler yapıyor. Çoğumuzda da olduğu gibi ergenliğinin başlarında gördüğü herkesten hoşlanıyor, kendini hepsine aşık sanıyor, oysa daha duygulardan bir haber.
Edebiyat
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,631 okunma
Bu kitaplar insanın ruhuna gerçekten dokunuyor.
Puan vermedi·256 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 01:42
Tolstoy, sevginin sadece sözcüklerden ibaret olmadığını anlamış bir yazar. "Benim sevgim sözde değil, eylemdedir" dediğinde, sevginin asıl gücünün, sözlerde değil, ondan gelen eylemlerde olduğunu anlatmak istiyor. Yani sevdiğimizde, gerçekten hissedip hissettirdiğimizde değerli olan şey, sadece lafla söylenen değil, yaparak gösterilen duygulardır. Sevgi, ona verdiğimiz değer ve onunla kurduğumuz bağın ne kadar gerçek olduğu ile ölçülür. Ama tabii ki, hayatın karmaşıklığı bazen her şeyi zorlaştırabiliyor. "Neden ruhumda her şey bu kadar güzelken, düşündüğüm şeyleri hayata geçirmek istediğimde her şey bu kadar çirkin oluyor?" sorusu, Tolstoy’un hayatındaki içsel çatışmaları çok iyi anlatıyor. Hepimiz bazen hayal ettiğimiz güzel şeylerin, gerçek hayatta o kadar kolay olmadığını fark ediyoruz. Bu sorular, sadece Tolstoy’un değil, belki de hepimizin içindeki sorgulamalar. "Çocukluk", "İlkgençlik" ve "Gençlik" kitapları, Tolstoy’un gençlik yıllarındaki ilişkilerini, aşkla tanıştığı zamanları, dostlukları ve içsel yolculuğunu gerçekten çok güzel bir şekilde aktarıyor. Onun yaşadığı dönem, dünyası, içsel çatışmaları... Hepsi o kadar doğal ve samimi bir şekilde işlenmiş ki, okurken sadece onun hayatını değil, kendi hayatımızı da sorguluyoruz. Tolstoy’un kitapları, insanın iç dünyasına dair çok şey anlatıyor ve okurken insan, bir yandan da kendi yaşamına dair farkındalık kazanıyor. Kitapları okurken sadece bir yazarın hayatını değil, kendi duygularımızı da keşfediyoruz. Kendini bulma, sevgi, hayal kırıklıkları, umutlar… Hepsi bir arada, çok samimi bir şekilde anlatılıyor. Okudukça, sanki Tolstoy’un hayatını değil de bir arkadaşımızın yaşadığı duyguları dinliyormuşuz gibi hissediyoruz. Bu kitaplar, insanın ruhuna gerçekten dokunuyor.
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,631 okunma
9/10
·256 syf.··
2024 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 00:31
Herkese merhaba! Tolstoy’un yarı otobiyografik üçlemesinin (Çocukluk, Gençlik, İlkgençlik) üçüncü ve son kitabı olan İlkgençlik isimli kitabı da bitti. Adından da anlaşılacağı üzere Tolstoy bu kitabında gençlik yıllarını anlatıyor. Gençlik’te, Çocukluk ve ilkgençlik yıllarında yaşadığı olayların bazılarının devamıyla birlikte, yeni edindiği tecrübeleri ve yaşadığı yeni olayları da büyük bir ustalıkla son derece ilgi çekici bir dille okuyucuya aktaran Tolstoy, birçok konuda özeleştiri yapmaktan da geri durmuyor; yer yer kendini beğenmişliğini, yer yer ukalalıklarını, zaman zaman düşüncesizce ve cahilce hareket ettiğini, pişmanlıklarını, üzüntülerini açıkça dile getiriyor. Serinin bu kitabında Tolstoy artık üniversite eğitimine başlamış olduğu için, genellikle üniversite hayatından ve orada edindiği tecrübelerden bahsediyor ama kitabın sonuna geldiğimizde gençlik yıllarına dair anlatmak istediği daha çok şey olduğunu belirtiyor. Ne var ki, ayrı bir kitapta anlatmayı planladığı gençlik yıllarının geri kalan kısmı -bildiğim kadarıyla- piyasada yoktur ya da Tolstoy öyle bir kitap yazmamış olabilir. Edebiyat dünyasında edindiği yeri belirtmemize hiç gerek bile olmayan Tolstoy, bu eserinde de her zamanki gibi akıcı bir üslup ve yalın bir dil kullanarak okuyucusunu kendisine bağlamayı başarıyor. Bu bağlamda, her kitapseverin okuyabileceği bu kitabı -ve tabii ki üçlemenin tamamını- okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın!
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,631 okunma
Gençlik
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 78. kitabı
Üçlemenin son kitabı Tolstoy'un her kitabı gibi insanları anlatıyor. Bizi, duygularımızı, düşüncelerimizi, ruhumuzu, iç dünyamızı, davranışlarımızı... Kısacası insanları anlatıyor. Tolstoy'un tüm kitaplarındaki gibi bu kitabında da durum ve duygu analizleri çok iyiydi. "Bunu ben de yaşadım!" diyordunuz çoğu yerinde. Kitabı okurken Nikolenka'yı Stefan Zweig'ın "Kızıl" kitabındaki Berger karakterine benzettim. İkisi de Gençliğe geçiyorlardı, önce çevreleri tarafından kötü yollara saptırılıyorlardı; masumluklarını, temizliklerini, ruhlarını, benliklerini kaybetmeye zorlanıyorlardı ancak bu zorlanma net bir şekilde değil daha çok çevre ve çevreyi kaybetme korkusuyla oluşuyordu. Gençlikte de aynı şey var. Gençlik'te üniversite deneyimine, gönül işlerine, girdiği yeni çevreye çokça değiniyor. Bütün bunları anlatırken müthiş betimleme yeteneğini kullanıyor. Çocukluk, İlkgençlik ve Gençlik kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın.
GençlikLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,631 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.