"Dalgalı saçımızın olmaması ne kötü, değil mi? Anneminkiler ne gür, ama hiç ihtiyacı yok."
"Neden ihtiyacı yokmuş?"
"Çünkü o yeterince yaşlı ve evli. Lülelere ihtiyacı olan asıl sen ve ben gibiler."
"Neden benim için birkaç mezardaki yabani otları temizlemiyorsun Eddie? Sana diyelim beş şilin ödeyebilirim. İyi bir iş çıkarırsan, beş şilinlik birkaç günün ardından eski inancına dönüp borçlarını ödersin ve herkes de mutlu olur."
"Ben sizin dininize girebilecek birilerini aradığınızı ve insanları gerçek dinden koparmaya çalıştığınızı sanıyordum."
"Oh, hayır buralarda öyle koparma peşinde değiliz, daha çok insanları yatıştırırız; bugünlerde sorun bu gibi. Sana otlar için bir torba vereyim mi?"
"Tatlı bir yalan söylersen
10 kişi seni alkışlar,
acı bir gerçek söylersen
8 kişi sana saldırır.
Ama iki kişi sorgulamaya başlar.
O iki kişiye selam olsun!.."
Bertrand Russel
Otomobilde dönerlerken babası Kerry'e baktı.
"İyi hallettin, evlat. Tam bize göre bir din adamı, değil mi?"
Kerry babasının erkek erkeğe havasını paylaşmadı. "Bence fena değildi. İşini yapmaya çalışıyor."
Patrick'in canı sıkılmıştı. "Ne demek istiyorsun, işini yapmaya çalışıyor diye?"
"Öyle işte. Bana, bu çok bilmiş küstah Amerikalı'ya haddimi bildirmesi, beni biraz ezmesi gerekiyor. Binayı yaptırmak için seni biraz yolması gerekiyor. İrlanda asıllı Amerikalı: parası aklından çoktur, bir çek imzalatalım."