Tarih, belki de hic kimsenin eseri değildir. O,kendi örgüsünü kendi tezgahında, kendisi dokur. İnsanlar, fikirler ve devletler bu tezgahın örgüsünde, onun kanuniyetlerine göre işlenir dururlar.
Eğer bu kanuniyetler içinde bir yerimiz, bir misyonumuz varsa ve onu kullanmayi başarabilirsek, tarihin örgüsüne renk, şekil veririz. Bu örgüye damgamızı vururuz.
Fakat kader, eğer bizi yanlış seçmişse, tarihin örgüsünde bıraktığımız iz, nihayet kanlı bir gölgeden başka bir şey olamaz..