Yeşilçam Günlüğü'nün kitaplaşan ilk bölümünde ne kadar kalite kazanırsa kazansın Türk filmlerinin Batı'da ilgi göremeyeceğini söylemiştim.
Geçen süre içinde bu konudaki fikirlerimi tamamen değiştirmiş bulunuyorum.
Bugün, bulunduğum şuur noktasından geriye baktığım zaman anlıyorum ki, biz sinemacılar, dar, mahalli-ulusal sınırlarımızı kırarsak, şuurumuzda ve eserlerimizdr, dünya insanını hedef alan evrensel boyuta doğru yürüyoruz.