Uzun zamandır bir bekleyiş içindeyim.
Tatile gün sayan, bıkmış bir çalışan gibi…
İyileşmeyi bekleyen vir hasta gibi…
Korkuyla günün ağırmasını bekleyen yalnız bir çocuk gibi…
Beklemeye başlayalı o kadar zaman geçmiş ki, artık neyi ve neden beklediğimi unuttum.
Belki büyük bir dönüşümü…
Belki de yeni bir başlangıcı bekliyordum.
Beklemek dışında her şey anlamını yitirmiş.
Geçmiş izleriyle geleceğe doğru akarken;
Ben bugünümü yaşamayı unutmuşum.
Bir ara özel günleri beklediğimi sandım:
Doğum günlerini, yılbaşını, yıldönümlerini…
Ama beklediğim onlarda değilmiş, o gün geldiğinde anladım.
Sonra yorgunluktan bir tatili beklediğimi düşündüm.
Tatil geldi, yorgunluk geçti ama bekleyiş bitmedi.
Beklediğim şeyin ne olduğunu bilmediğim için, artık beklemenin sonu olacak mı emin değilim.
Bir ağacın altında oturmuşum sadece bekliyorum
Belki de Godot’yu bekliyorum.