"John Le Carré romanlarını seviyor musunuz?" diye sordum.
"Hayır."
"İyi ama ajan romanları yazarlarının en ünlüsü o."
Güldü, "Ünlü olmasının sebebi var." dedi.
"Nedir sebebi?"
"Mezun olduğu okulun lobisi."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Divan edebiyatından iki dize alıp oradaki "sanatları" açıklamak, aruz vezinlerini ezberlemek vs... gibi genç bir öğrencinin içini bayacak derslerdi bunlar. Oysa o yaştaki çocuklara kitap okumayı sevdirecek ne programlar uygulanabilirdi. Ama yapmadılar, hâlâ da bu tutum devam ediyor herhalde.
Oysa edebiyatı, öncelikle bir yol olarak kabul etmeliyiz. Müzik gibi, resim gibi, başka birçok yol gibi; yazmak da hayatı algılamanın, anlamaya çalışmanın ve dolayısıyla hayata müdahale etmenin bir yolu. "Duygu ve düşünceleri paylaşmak" gibi basit bir şey değil.
Bütün mesele maharette. Gabriel García Márquez, Franz Kafka, Jorge Amado, Jorge Luis Borges gibi yazabiliyorsanız edebiyat sanatına yenilik getirmenize kimsenin itirazı olmaz. Çünkü bir yazarın temel görevi olan "okutma"yı başarıyorsunuz demektir.