Bir tek insan bir aileyi, bir tek insan bir şirketi, bir tek insan bir ulusu, bir tek insan tüm dünyayı etkileme gücüne sahiptir. Dünya tarihi bunun örnekleriyle doludur.
Yalnız beden olarak yaşamak isteyen birey mutluluğu bulamayacaktır. Yalnızca okuyarak öğrenmeye odaklaşan kişi mutlu olamayacaktır. Kendi içinde, kendine dönük olarak yaşamaya çalışan, yaşamın muhteşemliğini kaçıracaktır.
Sen-Ben Anlayışı içinde yazılan yazılar okuyucularını tepkici, aciz ve vizyondan yoksun biri olmaya yönlendirmektedir. Vizyonsuz, umudunu kaybeden bir insan güçsüz bir insandır. Çünkü umudumuz şimdiki gücümüzün kaynağıdır.
Martin Luther King Jr., bir konuşmasında şu düşünceyi ifade etmiştir:
"Bu dünyada fakirlik olduğu sürece, bir milyar dolarım da olsa, hiçbir zaman kendimi zengin hissedemem. Milyonlarca insan hastalıktan ölürken, ben Mayo Kliniği'nden tam sağlam raporu da almış olsam, kendimi tümüyle sağlıklı hissedemem. Sen olman gerekeni olamadan, ben olmam gerekeni gerçekleştiremem. Bizim dünyamız böyle yaratılmıştır. Hiç kimse ya da ulus, kendisinin tamamiyle bağımsız olduğu ile övünemez. Biz birbirimize mecburuz." (King, 1993, s. 21.)
Ülkemizde çok yaygın olan "hemşehrilik" anlayışı, aynı kulübe ait olma, aynı mesleğe ait olma, aynı cemaata ait olma küçük "Biz"lerin ifadeleridir. Küçük "Biz"ler, bir ulus olma, gerçekten insanlığın bir parçası olma gibi daha büyük "Biz"e ulaşmamıza engel olur.