Emrah

Düşünmek kendinde bir hastalık değildir, ama bazı insanları hasta edebilir.
Sayfa 125 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Onlar bu söz (Kur'an) üzerinde hiç düşünmezler mi?" (Mü'minûn: 68) Bahsettiğimiz gibi bunun iki farklı izahı mümkündür: Birincisi onun üzerinde düşünmeyi, tefekkürü terketme ve ondan yüz çevirme mânası, yani onun üzerinde durmadılar ve dü­şünmediler. İkincisi onun üzerinde durup gerçek bir tefekkürde bulunmanın gerekliliği anlamında olabilir. Yani onlar onun üzerinde durup tefekkür ettiler, düşündüler, onun hak olduğunu ve Allah katından indirilmiş olduğunu anla­dılar, ancak sırf inatları ve taşkınlıkları yüzünden, riyasetlerini kaybedecekleri endişesinden, ellerindeki söğüşleme imkânlarının sürdürülmesini istedikle­rinden dolayı ona tâbi olmadılar.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Nerede bu kurulmuş kişilikler? Bilmiyorum, Diyojen gibi bir fenerle arıyorum onları.
Sayfa 102 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu
"Verdiklerini, Rablerine dönecekleri inancından dolayı kalpleri ürpererek verenler..." (Mü'minûn: 60) Nasıl ki günah işleyen günahından ötürü korku içinde olursa, taat içinde olan da itaatinde Allah’tan bir korku içinde olur. Hz. Âişe, bu âyeti Hz. Peygambere (s.a.) sormuş ve “Bu âyette sözü edilenler içki içenler, hırsızlık yapanlar ve zina edenler midir?” demiştir. Hz. Peygamber cevap olarak: “Ha­yır! Onlar oruç tutanlar, namaz kılanlar, sadaka verenler ancak bu halde iken yaptıkları ibadetlerin kabul edilip edilmediği konusunda kaygı duyanlardır. Onlar hayır işlerde yarışırlar!”
Sayfa 56·Kitabı okudu
Ben her şeyi bilmek zo­runda değilim. Zaten sizin de bildiğiniz yok.
Sayfa 50 - Monokl Yayınları·Kitabı okudu
Reklam